FINDING SOMETHING in Turkish translation

['faindiŋ 'sʌmθiŋ]
['faindiŋ 'sʌmθiŋ]
bir şey bulmak
find something
to get something
bir şeyi bulmak için
birşeyler bulmaya
to find something
bir şey bulmaya
find something
to get something
bir şeyler bulmak
find something
to get something
bir şey bulmakla
find something
to get something
aradığın şey için

Examples of using Finding something in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Need help finding something, sweetie?
Aradığın şeyde yardımcı olabilir miyim, tatlım?
Then I task you with finding something personal-- meaningful, yet modest.
O zaman senden özel bir şeyler bulmanı istiyorum. Anlamlı, ama mütevazı.
Finding something doesn't have to be one of them.
Bir şey bulmak bu sebeplerden birisi olmak zorunda değil.
Finding something was impossible.
Hiçbir şey bulamıyordum.
I guess you start looking for something and end up finding something else.
Hani bir şeyi aramaya başlarsınız da başka bir şey bulursunuz.
You can start by finding something fun to play during my eulogy.
Anma konuşmasını yaparken göstermelik güzel bir şeyler bulabilirsin.
Always finding something else to do.
Hep yapacak başka bir şey buluyorum.
Finding something doesn't make Erica any less dead
Bir şey bulmak Ericanın ölmüş olduğu gerçeğini ya
What's wrong with that?! Finding something you like and doing just that one thing.
Bunun nesi yanlış? Yapmayı sevdiğin bir şey bulmak ve sadece onu yapmak.
So it's probably our best shot at finding something. Okay, guys, now, the murder took place down here in the basement.
Pekâla, beyler, cinayet burada meydana geldi… o yüzden bir şeyi bulmak için en iyi fırsatımız.
By finding things beyond the standard model. finding something to crack the standard model, possibly kill the standard model
Standart modele çatlamak için bir şey bulmak, muhtemelen standart modeli öldürmek standart modelin ötesine geçerek.
Think of it as a challenge finding something original and meaningful for under $10.
Bunu bir meydan okuma farzet… 10$ dan ucuz, orjinal ve anlamlı birşeyler bulmaya çalışacaksın.
Okay, guys, now, the murder took place down here in the basement, so it's probably our best shot at finding something.
Pekâla, beyler, cinayet burada meydana geldi… o yüzden bir şeyi bulmak için en iyi fırsatımız.
It's about conquering your destiny, and finding something in yourself that you want to change and change it.
Bu kaderi ele geçirip içinde değişmesini istediğin bir şey bulmak ve değiştirmekle ilgili.
Finding something to get Leonard Bailey out.
Bir şey bulmaya harcarsan daha mutlu olurum.
But right now, I would rather you spend your time finding something to get Leonard Bailey out.
Bir şey bulmaya harcarsan daha mutlu olurum. Ama şu an vaktini Leonard Baileyyi çikaracak.
It needs some work, but you try finding something to rhyme with"Howard" besides"coward?
Biraz üstünde çalışmak gerek. Ama'' gacırt'' dışında Howardla kafiyeli bir şey bulmaya çalış. Howard mı?
For that reason, Nanu leaves the ice that he/she knows behind with the hope of finding something that to eat.
Böylece Nanu yiyecek bir şeyler bulma umuduyla,… tanıdığı buzların ötesine gider.
You lost your job, so instead of finding something else you had some students rent some rooms to cover your rent.
Sen işini kaybettin, bu yüzden onun yerine başka bir şey bulma Kiranı karşılayacak şekilde birkaç odayı bazı öğrencilere kiraladın.
Look, I'm just talking about finding something that I'm good at, maybe going back to school and… I don't know.
Bak, sadece iyi olduğum birşeyler bulmaktan bahsediyorum, belki tekrar okula döner ve… bilemiyorum.
Results: 57, Time: 0.0431

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish