GO MISSING in Turkish translation

[gəʊ 'misiŋ]
[gəʊ 'misiŋ]
kaybolduğunda
to disappear
to get lost
being lost
to fade away
vanish
kaybolunca
disappeared
go missing
when
got lost
kaybolan
missing
disappeared
lost
vanishing
the disappearance
kayıp
loss
casualty
prodigal
long-lost
missing
lost
gone
disappeared
slipped
kayboldu
to disappear
to get lost
being lost
to fade away
vanish
kaybolduğunu
to disappear
to get lost
being lost
to fade away
vanish
kaybolmuş
to disappear
to get lost
being lost
to fade away
vanish
dönüyor okul gezisi sırasında kaybolan

Examples of using Go missing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Did one of the girls go missing for a short while?
Kızlardan biri kısa bir süreliğine kayboldu mu?
Then last week, four people go missing.
Geçen hafta dört kişi kayboldu.
Ain't nothin' to play about when children go missing.
Çocukların kaybolması şaka yapılacak bir konu değil.
Just think about how many people go missing every year and are never found.
Sadece aklıma her yıl kaç insanın kaybolduğu ve bir daha hiç bulunamadığı geliyor.
As more recipes go missing, the trail has gotten hotter.
Tarifler kayboldukça, izler daha da heyecan verici oluyordu.
It's so important to have sex with people before they go missing.
İnsanlar kaybolmadan onlarla seks yapmak çok önemlidir.
As more recipes go missing, the trail has gotten hotter.
Tarifler kayboldukça, izler daha da.
Did they have to go missing in my jurisdiction?
Benim yetki alanımda kaybolmak zorunda mıydı?
So a few tourists go missing, ok.
Birkaç turistin kaybolmasına tamam dedik.
First, whole magazines go missing.
İlk olarak, bütün magazinler kaybolur.
As you said, it can't be a coincidence when two agents go missing.
Senin söylediğin gibi iki ajanın ortadan kaybolması tesadüf olamaz.
They say people go missing on the Motorway.
İnsanların otoyolda kaybolduklarını söylüyorlar.
When things go missing in this town, you always know about it.
Bu şehirde ne zaman bir şeyler kaybolsa daima bilirsin.
The world doesn't care if one or two go missing.
Bir iki kişinin kaybolmasını dünya umursamaz.
What day did the boy go missing?
Çocuk hangi gün kaybolmuştu?
It says here that every year 100 or so people go missing in Idaho's wilderness.
Burada Idahoda her yıl 100 civarı insanın kaybolduğu yazıyor.
You know there's over a hundred thousand people go missing… in this country.
Yalnız şu var ki bu ülkede yüz binlerce insan kaybolmakta.
People go missing every day in Peru.
Peruda her gün birçok insan kayboluyor.
You wanna go missing, too?
Sen de kaybolmak mı istiyorsun?
Year-old boys go missing from home all the time.
Yaşındaki çocukların evlerinden çıkıp kaybolması her zaman olan şey.
Results: 138, Time: 0.062

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish