KEEP ME in Turkish translation

[kiːp miː]
[kiːp miː]
beni sürekli
i always
i keep
i often
i constantly
beni devamlı
i'm going on
i will go
i'm gonna carry on
i will continue
i have moved on
i kept
i'm gonna go ahead
beni tutmak
gözün gibi bakacak mısın hastalıkta ve sağlıkta bana

Examples of using Keep me in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No, just keep me informed.
Hayır yok. Beni sürekli bilgilendir.
Keep me posted. Talk later.
Sonra konuşuruz. Bilgilendirmeye devam edin.
Keep me informed of her progress and take good care of her.
Beni devamlı bilgilendir ve ona çok iyi bak.
Navigator, what's our posi? Keep me advised?
Beni bilgilendir. Dümenci, pozisyonumuz ne?
Keep me entertained.
Eğlenmemi sağla.
Follow them and keep me informed.
Onları takip et ve beni sürekli olarak bilgilendir.
If I wanted to come in, no lock could keep me out. Why bother?
Zahmet etme. Girmek istesem, hiçbir kilit bana engel olamaz?
Keep me on the trail till I get the Army down to Fort Selden to catch them.
Yakalaması için orduyu Selden kalesine getirene kadar onları izlememi sağla.
Keep me informed about the fuel situation.
Yakıt durumumuz hakkında beni sürekli bilgilendir.
To make sure my last days are comfortable, keep me highly medicated.
Son günlerimin rahat olması için bana sürekli ilaç verin.
Negative. Keep me advised.
No. Just keep me informed. No.
Hayır yok. Beni sürekli bilgilendir.
go and keep me updated.
oraya git ve bana sürekli bilgi geç.
Keep me updated on everything to do with this case.
Bu davadaki her gelişmeden beni haberdar edin.
Yeah, but, uh, keep me updated.
Evet, ama, beni sürekli güncel tutun.
You're the things that keep me from falling apart.
Sen ayrı düşmesini beni tutmak şeyler vardır.
But you don't have to keep me.
Ama beni tutmak zorunda değilsiniz.
Helps keep me under control.
Kontrol altında beni tutmak yardımcı olur.
Keep me, O keep me, king of kings.
Beni koru. Koru beni. Kralların kralı.
Jesus. They had to keep me the finish line, otherwise I was through.
Bitiş çizgisini geçtiğim zaman beni tutmasalardı koşmaya devam edecektim. Tanrım.
Results: 106, Time: 0.0681

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish