LAST REMAINING in Turkish translation

[lɑːst ri'meiniŋ]
[lɑːst ri'meiniŋ]
kalan son
süren son

Examples of using Last remaining in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And the last remaining vervain in Mystic Falls. It was in his weapon's drawer with seven stakes, a weird MacGyver crossbow, Got it.
Buldum. Silah çekmecesinde… yedi kazık, garip bir MacGyver arbaleti ve… Mystic Fallsta kalan son minenin yanındaydı.
To trashing our last remaining pristine wilderness, to species degradation, we seem hell-bent on producing more and more disposable stuff.
Biz ilerledikçe, daha fazla tek kullanımlık şeyler üretilmesine eğilimli görünüyoruz. türlerin bozulması, elimizde kalan son bozulmamış yaban yaşamının yok edilmesi.
That they simply let us lead them to the last remaining humans in the universe, the people on Earth, in order to destroy them.
Saylonlular sadece evrende son kalan insanlar olan Dünyalıları yok etmek için Dünyaya ulaşmamıza izin verdiler.
The part where my last remaining possession… gets chopped up by machine gun fire and then turned into a crime scene?
Son kalan mülkümün makineli tüfeklerle paramparça olduğu ve sonra da olay mahalline dönüştüğü kısımdan?
The last remaining evidence of my mother's involvement with Oversight is all recorded in one place.
Annemin Üst Yönetime karıştığına dair son kalan kanıtlar bir yerde.- Kara Kutu.
On September 7, 2006, Enron sold Prisma Energy International Inc., its last remaining business, to Ashmore Energy International Ltd. now AEI.
Enron 7 Eylül 2006 tarihinde Prisma Energy International Inc. ı satmış olup son kalan işletmesi Ashmore Energy International Ltd.
a fertile agricultural landscape with some of the last remaining salt marshes in China.
Burası Çinde son kalan tuzlu bataklıkların da bulunduğu zengin bir tarım bölgesi.
To think you left Earth knowing nothing about medicine, now you're its last remaining practitioner.
Dünyayı terk ettiğinde tıp hakkında hiçbir bilgin olmaması… ve şimdiyse son kalan doktor olman hayret edilesi.
In January 2015, the One M8, the last remaining Google Play edition device, was removed from the Google Play website.
Ocak 2015te, kalan en son Google Play sürüm cihazı olan One M8, Google Play web sitesinden kaldırıldı.
Innatron has a plant located smack-dab in the middle of the last remaining flannelbush population-- here in Juarez-- and they use manganese and sodium borohydride.
Innatron, geriye kalan son Meksikalı bodur ağaçlarının tam ortasında kuruldu. Burada, Juarezde ve Manganez ile Sodyum borohydride kullanıyorlar.
Tadic promised his country would apprehend the last remaining war crimes fugitive,
Tadiç, ülkesinin geri kalan son kaçak savaş suçları zanlısı Goran Haciçi,
Hi, would you guys like a tour of the Montecito's last remaining residential suite?
Merhaba. Montecitonun ikamet etmek için kalan son dairesini gezmek ister misiniz?
Kara, but sneaking through the last remaining portal… to follow me here was far too dangerous.
Kara ama geriye kalan son geçide gizlice girip beni buraya kadar takip etmen çok tehlikeli.
The blue Spix's Macaw was thought to be practically extinct… with the last remaining family living under protection… at the Blu Bird Sanctuary in Rio de Janeiro.
Mavi Spix makavının neredeyse soyunun tükendiğine inanılıyordu. Geriye kalan son makav ailesi Riodaki… Mavili Kuş Sığınağında koruma altında.
Do you think I would actually leave the last remaining white oak stake where any vampire could just walk in and take it?
Geriye kalan son akmeşe kazığını her vampirin gelip bulabileceği bir yerde bırakacağımı mı sanıyordun?
His last remaining operatives.
Kalan son adamları.
Her last remaining son.
Yanında kalan son oğluydu.
Her last remaining blood.
Onun kalan son akrabası.
Protect my last remaining child.
Kalan son çocuğumu koru.
They are the last remaining.
Bunlar son kalıntılar.
Results: 808, Time: 0.0391

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish