REMAINING in Turkish translation

[ri'meiniŋ]
[ri'meiniŋ]
kalan
of
left
kaia
remaining
geri kalan
the rest of
remaining
left
remnant
hala
still
yet
remain
are
geri kalanını
the rest of
remaining
left
remnant
kaldığı için
to stay
to remain
to keep
for survival
to survive
to be left
you have to
to stick
kalıntı
residue
relic
residual
trace
remains
ruins
rems
remnant
geriye kalan
hâlâ
still
yet
remain
are
kalmak için
to stay
to remain
to keep
for survival
to survive
to be left
you have to
to stick
kala
of
left
kaia
remaining

Examples of using Remaining in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yeah, and I'm picking up a high concentration of Yersinia pestis in the remaining crumbs.
Evet, etrafında da yüksek miktarda yersinia pestis kalıntısı tespit ediyorum.
Are there any Omega molecules remaining?
Her hangi bir Omega molekülü kalıntısı var mı?
There are five days remaining until the end of the year.
Yıl sonuna kadar kalan 5 gün vardır.
And by remaining silent you would be placing yourself in the peril most considerable.
Sessiz kalarak da kendinizi çok büyük bir tehlikeye atmış olabilirsiniz.
Karen, what has CTU learned about the remaining weapons?
Karen, CTU diğer silahlarla ilgili neler öğrenmiş?
We have asked our friends to send someone capable of remaining neutral.
Dostlarımızdan tarafsız kalma yeteneğine sahip birini göndermelerini rica ettik.
The remaining fifteen matches ended as draws.
Maç ise berabere sonuçlanmıştır.
I will leave the remaining work to you all.
Geri işleri size bırakıyorum.
I am now extremely hopeful that Ron will break the world record for remaining underground.
Ronun yeraltında kalma dünya rekorunu kıracağına büyük inancım var.
In return, I shall find all the remaining witches and deliver them safely back to you.
Karşılığında diğer cadıları bulup sağ salim size teslim edeceğim.
I love the remaining girls equally- it's a tie between Snezana and Lana.
Diğer kızları eşit derecede seviyorum- Snezana ve Lana eşitler.
Have you an objection to Agrippa remaining?
Agrippanın kalmasına itirazın mı var?
You gain nothing by remaining silent.
Sessiz kalmakla bir şey elde edemezsin.
The remaining particles then move through the problem space following the lead of the optimum particles.
Diğer parçacıkların sorun uzayında optimum parçacıkları izleyerek hareket etmesi sağlanır.
For the ant-lion, remaining hidden is a good way to hunt.
Karınca aslanı için, saklı kalmak av için iyi bir yöntemdir.
No good can come of remaining here.
Burada kalmanın bir faydası yok.
Remaining here, doing nothing,
Burada kalmak, hiçbirşey yapmamak,
The scenes remaining in the episode have been met with comparable observations by the show's actors.
Bölümde yayımlanan sahneler ise dizinin bazı oyuncuları tarafından gerginlikle karşılandı.
A fine-ass virgin tells the truth and risks remaining a virgin?
Yakışıklı bir bakir, bakir kalma riskini alarak yalan mı söyledi?
The remaining two survivors were sailors in Kutzler's Seabee unit.
Kurtulan diğer 2 kişi… Kutzlerın Donanma İnşaat Mühendisliği birimindeki denizcilermiş.
Results: 2503, Time: 0.1067

Top dictionary queries

English - Turkish