LEAVE HERE in Turkish translation

[liːv hiər]
[liːv hiər]
buradan ayrılamam
burayı terket
buradan çıkarken
burada bırakmalısın
buradan gitmeniz
buradan ayrılırsan
buradan ayrılmasına
burdan ayrılıp
buradan ayrılan
buradan ayrıldığını
buradan ayrılmamız

Examples of using Leave here in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We have to leave here soon.
Buradan ayrılmak zorundayız.
No. You must it leave here.
Onu burada bırakmalısın. Hayır.
Leave here.
Buradan gitmek istiyorum.
but… I can't leave here.
Philip, ama burayı terk edemem.
Can't leave here without it.
Dükkanımı almadan buradan ayrılamam.
The lady said she saw Paine leave here last night.
Bayan, dün gece Paineni buradan çıkarken gördüğünü söylüyor.
Leave here and lock the door.
Gidin buradan ve kapıyı kilitleyin.
You must it leave here. No.
Onu burada bırakmalısın. Hayır.
She doesn't wanna leave here Okay?
Buradan ayrılmak istemiyor. Tamam?
Leave here when the sun rises!
Gündoğumunda burayı terket!
That we will have to leave here.
Buradan gitmek zorunda olmamızdan.
I-I can't leave here tonight.
Bu gece buradan ayrılamam.
But the knowledge is useless, for you can't leave here.
Bu bilginin sana yararı yok, burayı terk edemezsin.
I saw her leave here the other day.
Geçen gün onu buradan çıkarken gördüm.
Leave here!
She must leave here.
Onu burada bırakmalısın.
That's why we have to leave here.
Bu yüzden buradan ayrılmak zorundayız.
We will have to leave here with exactly that which we came here for.
Tam da bulmaya geldiğimiz şeyi alarak buradan gitmek zorundayız.
I beg you, leave here quietly.
Yalvarırım, sessizce burayı terket.
I don't. Just can't leave here until I get my nureshi to come back.
Nuraşim bana geri dönene kadar buradan ayrılamam. İstemiyorum.
Results: 256, Time: 0.0489

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish