MAKING IT in Turkish translation

['meikiŋ it]
['meikiŋ it]
yapmayı
to do
to make
to have
to build
kılıyor
makes
more
weâ
yapan
makes
did
one
maker
yapıyor
doing
makes
does he do
kılar
makes
and
iqamat-as-salat
sets
will
kılan
makes
so
sağladı
to make
to provide
to ensure
to get
to keep
to maintain
to allow
to secure
to help
enabling
gösterdiğin
to show
to demonstrate
to make
look
hale
so
then
başarma
to accomplish
to achieve
to succeed
to do
to make
success
manage
to get

Examples of using Making it in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Thanks for making it, yeah.
Yaptığınız için teşekkürler, evet.
The thrill of making it with an older woman diminished as I grew older.
Benden yaşlı bir kadınla edindiğim tecrübenin heyecanı büyüdükçe, azaldı.
I'm sure that's a joke, because making it new would not make it more beautiful.
Eminim şaka yaptılar çünkü yenilemek daha güzel olmasını sağlayamaz.
Don't. Stop making it rain.
Yapma Yağmur yağmayı kes.
The thrill of making it with an older woman diminished as I grew older.
Benden yaşlı bir kadınla edindiğim… tecrübenin etkisi büyüdükçe azaldı.
Yes, sir. I mean, things harder than making it to Virginia.
Yani, bunu Virginiaya yapmaktan daha zor şeyler. Evet efendim.
Stop making it rain.
Yapma Yağmur yağmayı kes.
You are dexterously missing my point and making it at exactly the same time.
Ve tam olarak aynı zamanda yapmak. Sen dürüstçe noktayı kaçırıyorsun.
Start making it.
Yapmaya başlayın.
I want to help. Start making it.
Yapmaya başlayın.- Yardım etmek istiyorum.
Making it light like this is their technology. It's too light.
Böyle hafif yapmak hünerleri zaten. Fazla hafif.
I said I had no intention of making it at that moment!
O anda yapmaya niyetim olmadığını söyledim!
It's origins come from fixing something, you know, making it better.
Kökleri birşeyi onarlama dayanıyor, anlarsın ya, daha iyisini yapmak.
You did an excellent job making it past my defenses.
Defansımı geçerek çok iyi bir iş başardın.
Just a matter of making it a priority.
Sadece öncelik yapma meselesi.
I tried making it the other day.
Geçen gün yapmaya çalıştım.
Yeah, well, how about making it right?
Evet, şey, doğru yapmaya ne dersiniz?
Or the jeweler for making it.
Ya da yüzüğü yaptığı için mücevherciyi.
To know it is a mistake keeps one from making it.
Bunun bir hata olduğunun farkında olmak ise,… kişiyi söz konusu hatayı yapmaktan korur.
So she retaliated by making it impossible for us to find anything?
Bizim bir şey bulmamızı imkansız hale getirerek misilleme mi yapmış?
Results: 199, Time: 0.0922

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish