PERSONAL CONNECTION in Turkish translation

['p3ːsənl kə'nekʃn]
['p3ːsənl kə'nekʃn]
kişisel bir bağ
personal connection
kişisel bir bağlantı
personal connection
özel bağlantıyı
connection specific
şahsi bağın
arasında kişisel bir ilişki
kişisel bir bağı
personal connection
özel bir ilişki
special relationship
specific reference
exclusive relationship
personal connection

Examples of using Personal connection in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There was no… personal connection.
Yoktu kişisel iletişim.
Had a personal connection to the bombing.
Bombalamayla kişisel bir bağlantısı var gibi.
Do you have a personal connection involved with this show?
Bu gösterimle ilgili kişisel bir bağlantınız var mı?
I doubt it has any personal connection, like something out of his past.
Geçmişinden bir şeymiş gibi kişisel bir bağı olduğunu sanmıyorum.
Putting aside your personal connection to him.
Onunla olan şahsi bağlantını bir kenara koy.
Personal connection. Ziva has personal connections?.
Kişisel ilişki. Zivanın kişisel ilişki kurduğu birisi mi var yani?
Your personal connection to all of these items. Just make sure you mention.
Bu ürünlerin hepsiyle kişisel bağın olduğunu söylemeyi unutma.
Personal connection?
Kişisel bağ mı?
Personal connection, might be more productive.
Kişisel bağlantı daha etkili olur.
Personal connection.
Kişisel ilişki.
Do you have a personal connection to that?
Delilikle kişisel bir bağınız var mı?
They put you up to being my personal connection.
Benimle kişisel bağlantı kuracak kişi olmanı istediler.
Bobby Renton, there had to be a more personal connection.
Bobby Renton, daha fazla kişisel bağlantı olması gerekiyordu.
Your father mentioned you have a personal connection with Dr. Adenauer?
Baban, Dr. Adenauer ile şahsi bir yakınlığın olduğundan bahsetti?
He was a stranger. There was no personal connection.
Bir yabanciydi. Kisisel baglari yoktu.
It's information from Kim Seon Woo's personal connection.
Gim Seon U da kişisel bağlantı bilgileri bulunuyor.
David has a very personal connection to Southcliffe.
Davidin Southcliffele çok yakın bir kişisel bağlantısı var.
We still haven't found a personal connection between Vanessa Walters and Elizabeth Grant.
Hala, Vanessa Walters ve Elizabeth Grant arasında kişisel bir bağlantı bulamadık.
Stan, you need to make a personal connection with the character-- and you have one.
Stan, karakterinle kişisel bir bağ kurmalısın ve senin bir bağın var.
I always feel a personal connection with the bike, because I think the bike has a soul.
Her zaman motorla kişisel bir bağ kuruyorum çünkü motorun bir ruhu olduğunu düşünüyorum.
Results: 91, Time: 0.0547

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish