TAKING IT in Turkish translation

['teikiŋ it]
['teikiŋ it]
almak
take
to get
to buy
to have
to receive
to pick up
to purchase
to grab
to obtain
karşıladı
to meet
to welcome
to cover
greet
to pay
he took out
alıyorum
i'm taking
i'm getting
i will take
i'm buying
i'm picking up
i will get
i have got
do i get
i will buy
alıyoruz
we're taking
we're getting
we will take
we're receiving
we're buying
do we get
we have got
we will get
aldığımıda
taking it
hıncını
resentment
kabul
accept
agree
take
admit
acceptance
admission
will
receive
acknowledge
granted
alıyorsun
you're taking
you get
are you buying
do you take
do you buy
değerlendirmek gibi
taking it
götürmeden
to take
to bring
to get
drive
back
to lead

Examples of using Taking it in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I wanted to run something by you, unofficially, before taking it to Jackson.
Jacksona götürmeden önce, sana birşey göstermek istiyorum, kayıt dışı.
You know, I'm good with taking it slow.
Ağırdan almak benim için sorun değil.
You seem to be taking it all personally.
Olayı çok kişisel alıyorsun.
We're taking it from here. Careful!
Dikkatli ol! Buradan alıyoruz.
Whatever, I'm taking it.
Ne olursa olsun, alıyorum.
Taking it back is even worse luck.
Geri almak daha da kötü.
And taking it all out of context.
Okuyup tamamen… bağlam dışı değerlendirmek gibi.
Why do you keep taking it?
Niye bunu sürekli alıyorsun?
Just taking it slow. What's going on there?
Neler oluyor? -Sadece ağırdan alıyoruz.
I don't mind taking it slow.
İşleri ağırdan almak umurumda değil.
It's like looking in someone's diary and taking it all out of context.
Birinin günlüğünü okuyup tamamen bağlam dışı değerlendirmek gibi.
Taking it was wrong,
Almak en başından beri yanlıştı…
And I'm compelled to remedy my mistake. Taking it was wrong.
Almak en başından beri yanlıştı… ve yanlışımı düzeltmek zorundaydım.
I don't mind taking it slow.
Işleri ağırdan almak umrumda değil.
Taking it out on the furniture won't help.
Hırsını mobilyalardan almak işe yaramaz.
The only negative is that you gotta keep taking it.
Tek olumsuz şey sürekli almak.
But understand, there's a difference between wishing vengeance on someone and taking it.
Ama anlaman gereken, birinden intikam almayı dilemekle almak arasında fark vardır.
Okay, taking it slow. That could work.
Pekâlâ, ağırdan almak işe yarayabilir.
That's called"taking it back.
Buna'' geri almak'' denir.
With the missing security tape showing her taking it.
Ve tacı onun aldığını gösteren kasetle birlikte.
Results: 182, Time: 0.0775

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish