TRAUMA in Turkish translation

['trɔːmə]
['trɔːmə]
travma
trauma
traumatic
darbe
coup
hit
blow
impact
pulse
strike
bump
trauma
putsch
stroke
travması
trauma
traumatic
travmayı
trauma
traumatic
travmaya
trauma
traumatic

Examples of using Trauma in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Murphy told me you let her run with that baby from the trauma.
Murphy travmadaki bebekle ilgilenmesine izin verdiğini söyledi.
Confirmed your analysis at the scene of no evidence of blunt force trauma.
Olay mahallinde kaba kuvvet travmasına ait delil bulamamanızı destekliyor.
I can handle trauma, Alex.
Travmalara bakabilirim, Alex.
Something is troubling about the blunt force trauma to the mandible.
Mandibuladaki künt travmada bir yanlışlık var.
I will need Angela to recreate the trauma in greater detail.
Angelanın travmaları detaylı bir şekilde canlandırması gerekecek.
I thought you had a head trauma.
Kafa travman olduğunu sanıyordum.
Don't ever disregard my orders like you did in that trauma.
Bir daha asla o travmadaki gibi emirlerime karşı gelme.
Conni, I'm sorry about my attitude today in that trauma.
Conni, bugün o travmadaki tavrım için özür dilerim.
Multiple trauma patients minutes away.
Multi travmalı hastaları birkaç dakika uzağımızda.
Dr. Edwards says she needs you in trauma two right away.
Dr. Edwards iki numaralı travmada size ihtiyacı olduğunu söyledi.
You sustained some pretty heavy trauma, but long-run, you should be.
Epey ağır travmalara maruz kalmışsınız ama eninde sonunda iyi olacaksınız.
I was looking at the bullet trauma again.
Kurşun travmasına tekrar bakıyordum.
Your emotional trauma makes you so much more attractive to me.
Duygusal travman seni daha çekici kılıyor.
Head Trauma Survivors United.
Beyin Travmasından Kurtulanlar Derneği.
They think my island trauma precipitated it.
Adadaki travmam başlatmış sanırım.
Loving that we turned your childhood trauma into a thriving business.
Çocukluk travmalarını başarılıyla gelişen bir iş haline dönüştürdüğümüze seviniyorum.
I counted 44 distinct locations indicating separate trauma and various stages of healing.
Birbirinden farklı travmaları ve çeşitli aşamalardaki iyileşmeleri gösteren 44 bölge saydım.
Trauma to the elbow often results in comminuted fractures of the olecranon.
Bu travmalar sıklıkla olekranonun parçalanarak kırılmasına neden olur.
We don't often recognize or admit. Early trauma scars us in ways.
Çocukluk travmasının bıraktığı izi fark etmez veya kabul etmeyiz.
Early trauma scars us in ways we don't often recognize or admit.
Çocukluk travmasının bıraktığı izi fark etmez veya kabul etmeyiz.
Results: 3576, Time: 0.0694

Top dictionary queries

English - Turkish