URGES in Turkish translation

['3ːdʒiz]
['3ːdʒiz]
dürtüleri
impulse
urge
drive
motive
compulsion
stimulation
çağrısı
call
page
pager
callings
beeper
summons
hailing
çağırdı
to call
to invite
summon
to get
to ask
to recall
invoke
arzuları
desire
wish
want
lust
will
urge
passion
aspire
appetite
desirable
isteklerini
request
desire
wish
want
demands
will
requisition
urge
ask
dürtüler
impulse
urge
drive
motive
compulsion
stimulation
dürtülerini
impulse
urge
drive
motive
compulsion
stimulation
dürtülerimizi
impulse
urge
drive
motive
compulsion
stimulation
çağırmaktadır
to call
to invite
summon
to get
to ask
to recall
invoke
arzularım
desire
wish
want
lust
will
urge
passion
aspire
appetite
desirable
arzuların
desire
wish
want
lust
will
urge
passion
aspire
appetite
desirable
arzularını
desire
wish
want
lust
will
urge
passion
aspire
appetite
desirable
istekleri
request
desire
wish
want
demands
will
requisition
urge
ask

Examples of using Urges in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm sure Rebecca's not your only option for satisfying biological urges.
Eminim Rebecca biyolojik dürtülerini doyurmak için tek seçeneğin değildir.
But I have urges.
Ama arzularım var.
Urges. you always will. and that is why See,
Dürtüler. İşte bu yüzden Claryyi istiyorsun
Is to satisfy certain instinctual urges.
Dürtülerimizi tatmin etmektir. kabullenemeyeceği belirli içgüdüsel.
Yeah. You see, pregnant women have very strong urges.
Evet. Bilirsin hamile kadınların epey güçlü dürtüleri vardır.
EU Urges Turkey to Step Up Reforms Ahead of Membership Talks.
ABden Türkiyeye Üyelik Müzakereleri Öncesinde Reformları Hızlandırma Çağrısı.
PACE urges Greek Cypriots to withdraw objections to trade with Turkish Cypriots.
PACE, Kıbrıs Rumlarını Kıbrıs Türkleriyle ticarete yönelik itirazlarını geri çekmeye çağırdı.
No more urges?
Artık arzuların yok?
Satisfy your urges some other way.
Dürtülerini başka bir şeyle tatmin et.
Through discipline, through treatment, the urges can be suppressed… eliminated.
Disiplinle, tedaviyle bu dürtüler bastırılabilir, ortadan kaldırılabilir.
Some of us still have trouble controlling our more… primal urges.
Bazılarımız hâlâ ilkel dürtülerimizi kontrol etmekte zorlanıyoruz.
I get urges.
Benim de arzularım var.
Bosnian Serb Parliament Urges Indicted War Criminals to Surrender.
Bosnalı Sırp Parlamentosundan Savaş Suçu Zanlılarına Teslim Ol Çağrısı.
Last night, Norah Elmer paid of her life for her animal urges.
Dün gece, Norah Elmer ödedi hayvan dürtüleri için hayatının.
NATO Chief Urges Belgrade to Meet International Obligations.
NATO Başkanı Belgradı Uluslararası Yükümlülüklerini Yerine Getirmeye Çağırdı.
Is this how you control your urges?
Arzularını kontrol altında tutmanı bu mu sağlıyor?
Vinnie, you can't control your urges. What?
Dürtülerini kontrol edemiyorsun Vinnie. Ne?
Who's to say those were even my urges?
Peki o arzuların benim olduğunu kim söylüyor?
Controlling our more… primal urges. Some of us still have trouble.
Bazılarımız hâlâ ilkel dürtülerimizi kontrol etmekte zorlanıyoruz.
I get urges, physical urges.
Dürtüler geliyor, fiziksel dürtüler.
Results: 263, Time: 0.0861

Top dictionary queries

English - Turkish