USURY in Turkish translation

['juːʒəri]
['juːʒəri]
faizi
interest
rate
vig
usury
ribayı
usury
tefecilik
pawn
loan shark
pawnbroker
moneylenders
usurer
money lender
loanshark
pawnshop
check-cashing
riba
usury
tefeciliği
pawn
loan shark
pawnbroker
moneylenders
usurer
money lender
loanshark
pawnshop
check-cashing
faiz
interest
rate
vig
usury

Examples of using Usury in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That is because they say,“Commerce is like usury.”.
Bu, onların,'' Tefecilik alışveriş gibidir,'' demelerinden ötürüdür.
But trade has been sanctioned and usury forbidden by God.
Oysa Allah, alışverişi helal, faizi de haram kılmıştır.
This because they say that trading is like usury.
Bu, onların,'' Tefecilik alışveriş gibidir,'' demelerinden ötürüdür.
But trade has been sanctioned and usury forbidden by God.
Halbuki ALLAH alışverişi helal, tefeciliği ise haram kıldı.
While Allah has allowed trade and forbidden usury.
Oysa Allah, alış-verişi helal, ribayı haram kılmıştır.
While Allah has allowed trade and forbidden usury.
Oysa Allah, alış-verişi helal, faizi haram kılmıştır.
While Allah has allowed trade and forbidden usury.
Oysaki Allah, alış-verişi helal, ribayı haram kılmıştır.
While Allah has allowed trade and forbidden usury.
Halbuki Allah, alım-satımı helal, faizi haram kılmıştır.
This because they say that trading is like usury.
Bu, onların:'' Alım-satım da ancak faiz gibidir'' demelerinden dolayıdır.
This because they say that trading is like usury.
Bu ceza onlara,'' alışveriş de faiz gibidir'' demeleri yüzündendir.
Believers, do not consume usury, doubled and redoubled,
Ey inananlar, faizi kat kat arttırarak yemeyin,
Allah destroys usury and increases charity;
Allah, ribayı mahveder, sadakaları artırır.
O you who believe! do not devour usury, making it double and redouble, and be careful of(your duty to)
Ey iman edenler, faizi kat kat artırılmış olarak yemeyin. Ve Allahtan sakının,
That is because they say:"Trade is like usury," but Allah hath permitted trade and forbidden usury.
Bu böyledir, çünkü onlar,'' Alış-veriş de riba gibidir.'' demişlerdir. Oysaki Allah, alış-verişi helal, ribayı haram kılmıştır.
O Ye who believe! devour not multiplied manifold; and fear usury, Allah, haply ye may fare well.
Ey inananlar, kat kat riba yemeyin, Allahtan korkun ki, kurtuluşa eresiniz.
That is because they say:"Trade is like usury," but Allah hath permitted trade and forbidden usury.
Bu, onların:'' Alım-satım da ancak faiz gibidir'' demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alış-verişi helal, faizi haram kılmıştır.
That is because they say:'Selling is like usury' Allah has permitted trading and forbidden usury.
Bu, onların:'' Alışveriş de riba gibidir.'' demelerinden ötürüdür. Oysa Allah, alış-verişi helal, ribayı haram kılmıştır.
That shall be because they say: bargaining is but as usury whereas Allah hath allowed bargaining
Bu böyledir, çünkü onlar,'' Alış-veriş de riba gibidir.'' demişlerdir. Oysaki Allah,
Most early religious systems in the ancient Near East, and the secular codes arising from them did not forbid usury.
Antik Yakın Doğunun ilk din sistemlerinin çoğu ve laik kanunlar tefeciliği yasaklamamaktadır.
That is because they say:"Trade is like usury," but Allah hath permitted trade and forbidden usury.
Bu, onların,'' Zaten alışveriş de faiz gibidir'' demelerindendir. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kıldı.
Results: 98, Time: 0.0536

Top dictionary queries

English - Turkish