WHEN I RETURN in Turkish translation

[wen ai ri't3ːn]
[wen ai ri't3ːn]
döndüğümde
to go back
to return
to get back
to come back
turn
to come back to
to be back
geri döndüğümüz zaman uzayın en büyük alabalığını yakaladığımda beni
ben dönünce
zamanım sınırlı elim boş döndüğümde

Examples of using When i return in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
When I return, you will have come back to your crazy senses.
Döndüğüm zaman, normal çılgın aklın yerine gelmiş olacak.
When I return, I hope the treaties will have been erased.
Döndüğüm zaman umarım bu antlaşmalar ortadan kalkmış olur.
I will personally ensure When I return to the senate.
Senatoya geri döndüğümde şahsen emin olacağım.
When I return to the senate, I will personally ensure.
Senatoya geri döndüğümde şahsen emin olacağım.
When I return with our prize, all of us shall be young again.
Ödülümüzle döndüğüm zaman, Yeniden genç olacağız.
I will hear you play this evening when I return.
Bu gece döndüğüm zaman çalışınızı dinleyeceğim.
You will kiss it again when I return and taste my Uncle's blood.
Geri döndüğümde onu yine öpecek ve amcamın kanının tadına bakacaksın.
The people will rise to fight for their rightful Queen when I return.
Döndüğüm zaman oradaki insanlar gerçek kraliçeleri için savaşacaklar.
I will lend aid when I return.
Döndüğümde sana yardım ederim.
Just be ready for when I return.
Döneceğim zaman için hazırlıklı olun.
Louise is sending us to the market. Maybe when I return.
Belki dönünce. Louise bizi pazara gönderiyor.
I want to find my grandson there. When I return home.
Eve döndüğüm zaman… torunumu orada görmek istiyorum.
But when I return, things will be different.- I cannot say.
Ama döndüğüm zaman, her şey farklı olacak.- Söyleyemem.
If you are here when I return I would like that.
Geri döndüğümde burada olursan mutlu olurum.
When I return empty-handed, that's all she wrote.
Elim boş döndüğümde tek söyleyeceği bu. Zamanım sınırlı.
We will decide on what to do with Ela when I return.
Elayla ilgili kararımızı da ben döndükten sonra veririz.
When I return with our prize, all of us shall be young again.
Yeniden genç olacağız. Ödülümüzle döndüğüm zaman.
I will become a better man when I return.
Daha da müthiş bir erkek olduğum zaman geri döneceğim.
What would please you? When I return from Cornwall, I was hoping.
Seni ne memnun ederdi? Cornwalldan döndüğüm zaman, umuyordum ki.
I will go abroad for a couple of years and when I return, I shall come to claim my wife, remember.
Birkaç yıllığına yurt dışına çıkacağım ve döndüğümde eşimi talep etmeye geleceğim, unutmayın.
Results: 154, Time: 0.0495

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish