WHEN YOU RETURN in Turkish translation

[wen juː ri't3ːn]
[wen juː ri't3ːn]
döndüğünde
to go back
to return
to get back
to come back
turn
to come back to
to be back
döndüğünüzde
to go back
to return
to get back
to come back
turn
to come back to
to be back
döndüğünüz zaman
geri dönmen gerek ama oraya gidince

Examples of using When you return in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
When you return to Jaya, what will you think when you see we're gone?
Jayaya döndüğün zaman… bizi gitmiş görünce ne düşüneceksin?
Have a pleasant holiday, and we will resume your irrationals when you return.
Döndüğünüzde irrasyonellere devam edeceğiz. Keyifli tatiller!
Call me when you return.
Döndüğün zaman beni ara.
When you return to London, will you deliver this to a girl there?
Londraya döndüğünüzde bunu oradaki bir kıza teslim eder misiniz?
I won't be here when you return.
Döndüğün zaman ben burada olmayacağım.
You will find proof of what I have said when you return to the castle.
Şatoya döndüğünüzde söylediklerimin ispatını da bulacaksınız.
You will need help when you return.
Döndüğün zaman yardıma ihtiyacın olacaktı.
I will have Ah Mei and her husband thank you in person when you return.
Ah Mei ve kocası, döndüğünüzde teşekkürlerini bizzat kendileri sunacak.
Still be breathing when you return. Only a sure guarantee that you'll.
Olacağınızı garanti edemem. Sadece döndüğünüzde hala nefes alıyor.
On the day when you return to Him, He will tell you all about whatever you have done.
Ve Ona döndürülecekleri gün, yaptıklarını kendilerine haber verecektir.
But when you return, I shall expect you to be more alert.
Ancak döndüğüm zaman daha dikkatli olmanızı bekliyorum.
I will buy you both dinner when you return. Behave yourself.
Döndüğümde ikinizi de akşam yemeğine çıkaracağım. Kendinize hakim olun.
And when you return, you will see things how they really are.
Ve dönmek Onlar gerçekten ne kadar şeyler göreceksiniz.
When you return, I do not know if I shall still be alive?
Sen döndüğünde kimbilir, hayatta kalır mıyım acaba?
She will be all the more pleased when you return.
Döndüğünüzde çok daha fazla sevinecektir.
When you return my shoes, I will expect an apology.
Ayakkabılarımı iade ettiğinizde bir de özür bekliyorum.
I will give you 1 cent now and I will give the rest when you return.
Şimdilik 1 sent veriyorum, dönünce de kalanı vereceğim.
When you return to Moscow… You will rule.
Moskovaya geri döndüğünde Çariçe olacaksın.
They will excuse themselves to you, when you return to them.
Onlara geri döndüğünüzde size özür belirttiler.
There will be good news when you return, I promise!
Döndüğünüzde size iyi haberler veriyor olacağım. Söz!
Results: 176, Time: 0.05

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish