WILL BE PRESENTED in Turkish translation

[wil biː pri'zentid]
[wil biː pri'zentid]
sunulacak
will be presented
will be submitted
will be offered
will be served up
will
available
feet
are gonna be presented
arzedilecekler
takdim edilecek
will be presented

Examples of using Will be presented in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Participants approved a revised version of the UN proposal that will be presented by Turkish Cypriots shortly.
Toplantıya katılanlar BM önerisinin gözden geçirilmiş bir uyarlamasının hazırlanarak, Kıbrıs Türk tarafınca kısa süre içinde sunulmasını onayladı.
Draft legislation will be presented to parliament in a few days for the state to create a new airline… private investors will control the majority(of shares) and be responsible for its management.
Devletin yeni bir havayolu şirketi kurmasını öngören yasa taslağı bir kaç gün içinde meclise sunulacak. Çoğunluk hisselerinin kontrolü ve yönetim sorumluluğu özel yatırımcılarda olacak,'' diyerek sözlerini tamamladı.
Which was awarded first last year by Beethoven Academy that operates in Germany's former capital city of Bonn, will be presented to Fazıl Say with a big concert in a ceremony to be organized on December 17.
Almanyanın eski başkenti Bonnda faaliyet gösteren Beethoven Akademisi tarafından ilk kez geçtiğimiz yıl verilen Beethoven Ödülü, 17 Aralıkda düzenlenecek büyük bir konser eşliğinde Fazıl Saya takdim edilecek.
The United States of America strongly supports Ahtisaari and his comprehensive proposal, which will be presented to the parties following the elections in Serbia that will take place on January 21st," DiCarlo said.
Müsteşar yardımcısı,'' ABD Ahtisaariyi ve Sırbistanda 21 Ocakta yapılacak seçimlerden sonra taraflara sunulacak olan kapsamlı önerisini güçlü biçimde desteklemektedir.'' dedi.
the Undersecretariat of Treasury's Shareholder Policy Document will be presented to the relevant institutions and organizations for review and is expected to be shared with the public in 2015.
sonunda ilgili kurum ve kuruluşların görüşüne sunup, 2015 yılında ise kamuoyu ile paylaşmayı planlıyoruz.
Macedonia's response will be presented at the next session with the envoy, Foreign Minister Antonio Milososki said on Sunday(February 24th), after a meeting of Macedonia's state and political leadership.
Makedonya Dışişleri Bakanı Antonio Milososki, 24 Şubat Pazar günü ülkesinin devlet ve siyasi liderleriyle görüşmesi sonrasında yaptığı açıklamada, Makedonyanın vereceği yanıtın elçiyle yapılacak bir sonraki oturumda sunulacağını söyledi.
Who does greater wrong than he who fabricates lies about God? These will be presented before their Lord, and the witnesses will say,“These are they who lied about their Lord.”!
Uydurduğu bir yalanı Allaha isnad edenden daha zalim kim olabilir? Onlar Rablerinin huzuruna getirilecek ve şahitler de:“ İşte Rableri hakkında yalan uyduranlar!
And who is more unjust than he who invents a lie about Allah? Those will be presented before their Lord, and the witnesses will say,"These are the ones who lied against their Lord!
Uydurduğu bir yalanı Allaha isnad edenden daha zalim kim olabilir? Onlar Rablerinin huzuruna getirilecek ve şahitler de:“ İşte Rableri hakkında yalan uyduranlar!
Kevin Lynch will be presenting the case.
Vakayı Kevin Lynch sunacak.
The High Sparrow will be presenting a substantial case against you.
Yüce Serçe size karşı sağlam bir dava sunacak.
Tom will be present.
I don't think Tom will be present.
Tomun mevcut olacağını sanmıyorum.
There will be presents.
Hediyeler de olacak.
Some aberrations will be present in any lens system.
Bazı sapmalar her lens sisteminde mevcut olacaktır.
Major athletes from Asia will be present.
Asyanın en büyük atletleri katılacak.
No. Hakan will be present tonight.
Hayır. Hakan davette hazır olacak.
Hakan will be present tonight.-No.
Hayır. Hakan davette hazır olacak.
The whole government will be present.
Bütün hükümet temsil edilecek.
I will be presenting Polly.
Pollyyi ben sunacağım.
God's will is present even in that beam of sunlight.
Tanrının kudreti şu güneş ışığında bile mevcuttur.
Results: 45, Time: 0.0582

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish