WILL BE SPARED in Turkish translation

[wil biː speəd]
[wil biː speəd]
bağışlansın
donation
charity
donor
grant
fundraiser
money
contribution
donate
fundraising
bagis
kurtar
to save
to rescue
free
recover
to spare
esirgenmeyecek
kurtulmuş olacak
kaçınılmayacağını
will be spared
kurtulur
survives
save
as soon as
walks
get
escapes
is free
will be spared
bağışlayalım
will be spared
bağışlanacak
donation
charity
donor
grant
fundraiser
money
contribution
donate
fundraising
bagis
bağışlanacaksın
donation
charity
donor
grant
fundraiser
money
contribution
donate
fundraising
bagis
kurtulamayacak
won't survive
's not getting away with
will be spared

Examples of using Will be spared in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Your soul will be spared.
Burned? No! You will be spared seeing your daughter suffer the flames.
Hayır! Kızını alevlerde yanarken görmekten bağışlanacaksın.
Get back what was stolen from me and your boy will be spared.
Benden çalınanla geri dön ve delikanlın bağışlansın.
Vincent now, Marcel later, and your family will be spared.
Vincent şimdi, Marcel sonra… Ve ailen bağışlanacak.
No! Burned? You will be spared seeing your daughter suffer the flames.
Hayır! Kızını alevlerde yanarken görmekten bağışlanacaksın.
Let me leave with the sword now and you will be spared.
Bırak kılıçla birlikte gideyim ve canın bağışlansın.
Cooperate, and your lives will be spared.
İşbirliği yaparsanız hayatlarınız bağışlanacak.
You will be spared seeing your daughter suffer the flames. Burned? No!
Hayır! Kızını alevlerde yanarken görmekten bağışlanacaksın.
The righteous will be spared, of course.
Erdemli olanlar, elbette bağışlanacak.
You will be spared.
Sen bağışlanacaksın.
You have my word as a warlord… you will be spared.
Savaş lordu olarak söz veriyorum ki canın bağışlanacak.
Your lives will be spared.
Hayatlarınız bağışlandı. Fakat hapse gireceksiniz.
Your country will be spared when my people arrive.
Halkım geldiğinde ülken bağışlanır.
Now, play your part and perhaps you will be spared.
Şimdi; rolünü oyna, belki de bağışlanırsın.
Surrender and your life will be spared.
Amacım bir çok hayat kurtarmak.
Those that swear loyalty will be spared.
Sadakat gösterenler bağışlanacaktır.
Your lives will be spared.
Hayatlarınız bağışlandı.
and your lives will be spared.
bizde hayatınızı bağışlayalım.
Your lives will be spared.
Hayatlarınız bağışlanacak.
Your lives will be spared, but you will live them out in prison.
Fakat geri kalan ömrünüzü hapiste geçireceksiniz. Hayatlarınız bağışlanacak.
Results: 93, Time: 0.068

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish