WILL MAKE in Turkish translation

[wil meik]
[wil meik]
yapacak
to do
will
will make
have
is going
gonna make
there's
got
would make
yapacağım
i will do
i will
i will make
do i do
i'm gonna do
i'm going to do
i'm going
am i supposed to do
would i do
i'm making
yaparım
i will do
i will
i would do
i will make
i can do
can
do i do
i'm gonna do
sağlayacak
make
will provide
will
will allow
will help
will give
to ensure
would allow
can
will enable
daha
more
another
yet
much
just
one more
again
have
never
even
hazırlayayım
i will make
ready
some
i will prepare
i will fix
will get
will get started
am gonna make
i'm gonna fix
set up
kılacak
make
will set
shall set
enough
renders
would set
gonna set
sayesinde
thanks
because
due
courtesy
make
allows
enabled
helped
yapayım
artificial
synthetic
ersatz
syn
yaptıklarını
to do
to make
to have
to build
üretecekler

Examples of using Will make in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Jacob, you kill Megan, and I will make breakfast.
Jacob, sen Meganı öldür, ben kahvaltı hazırlayayım.
This medicine will make you strong… make you invisible to your enemies.
Bu ilaç sizi daha da güçlendirecek… Düşmanlarınıza karşı görünmez kılacak.
Sit down, I will make you a cup of coffee.
Otur, sana kahve yapayım.
You really think one kind act will make me forgive you all your failings?
Tek bir nazik hareketinle bütün yaptıklarını affedeceğimi mi sandın?
Oh, my God. All right, I will make dinner.
Tanrım!- Pekâlâ, yemeği ben yaparım.
An orchid will make my mom feel special.
Orkide sayesinde, annem kendini özel hissedecek.
If my help will make it go away any faster, yes.
Yardımım onu daha çabuk uzaklaştıracaksa, evet.
Look, we will make it interesting.
Bunu çok ilginç hale getireceğiz. Bak.
Grab a table and I will make you one of my specialty cocktails.
Bir masaya otur, ben de sana özel kokteyllerimden birini hazırlayayım.
Then he and the rest of the scientists will make a cure.
Şimdiki zamana geri döndüğü zaman, o ve bilim adamları bir çare üretecekler.
High radiation levels in our galaxy will make life there impossible.
Galaksimizde yüksek radyasyon orada hayatı imkansız kılacak.
Relax. Sit down, I will make you a cup of coffee.
Rahatla. Otur, Sana bir fincan kahve yapayım.
Will make me forgive you all your failings? You really think one kind act?
Tek bir nazik hareketinle bütün yaptıklarını affedeceğimi mi sandın?
It is men like you who will make this project a success.
Senin gibi adamlar sayesinde bu proje başarıya ulaşacak.
I will make sure something like this doesn't occur again.
Bir daha böyle bir şey yaşanmayacak.
I will make a man of you.
Senden bir erkek yaratacağım.
We will make it that simple.
O kadar basit hale getireceğiz.
I will make breakfast.
Ben de kahvaltıyı hazırlayayım.
And as frightening as it may be, That pain will make you stronger.
Ve ne kadar dehşet verici olsa da onların acısı seni daha güçlü kılacak.
An orchid will make my morn feel special.
Orkide sayesinde, annem kendini özel hissedecek.
Results: 2039, Time: 0.1037

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish