DEVAM EDER in English translation

will continue
devam
sürdürecek
will keep
tutacak
tutar
devam
kalacak
sürekli
devam ederiz
kalsın
saklarım
oyalarım
tutayım
will go on
devam edecek
will go
gideriz
gidecek haydi
would continue
devam
sürdürüleceğini
sürdürmesini
sürmesini isterdim
will resume
devam edecek
yeniden
kaldığı yerden devam edecek
will remain
kalacak
kalır
olarak kalacak
devam edecek
kalacağım
kalmaz
kalacağız
hala
olarak kalacaktır
edilecek şair i̇talyada kalacak
coutinues
devam eder
would move on
devam edeceğini
would go
gitmek
gideceğini
gidip
gidecek
gideceğine
olacağını
gider
gideceğine dair
geçer
giden
would just keep
devam ederdim
öylece bana bakardı ve ben gözlerimi kapalı tutardım

Examples of using Devam eder in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Pes etmediğin sürece Kosmon büyümeye devam eder!
As long as you never give up, your Cosmo will keep growing!
Yoksa altını ıslatmaya devam eder.
Re-urinating in her underpants. Or she would just keep.
ölürüz ve katliam devam eder.
and the killing will go on.
Becky kazanmaya devam ederse kötü şans da yayılmaya devam eder.
If Becky keeps winning, then bad luck will keep spreading.
HARTını yok etsek bile bizi takip etmeye devam eder.
If we destroy his HART he would still chase us.
Yoksa altını ıslatmaya devam eder.
Or she would just keep re-urinating in her underpants.
Hayır, burada kaldığımız sürece Howl savaşmaya devam eder.
No, as long as we stay here, Howl will keep fighting.
Bebekler dünyaya getirildiği sürece dünya dönmeye devam eder.
As long as babies are being caught, the world will go on.
Grip olduğum zaman bile bardağımdan içmeye devam eder.
Even when I am down with the flu He would still drink out of my glass.
Eğer Barronu öldürürsek o ortadan kalkar, ama zaman ilerlemeye devam eder.
If we kill Barron, he will be gone but time will carry on.
Yara dokunuzun neden olduğu tıkanıklık devam eder ve ölürsünüz.
The blockages caused by your scar tissue will stay blocked, and then you die.
Eğer Barronu öldürürsek o ortadan kalkar, ama zaman ilerlemeye devam eder.
He will be gone, but time will carry on. If we kill Barron.
Ölsen bile erkek arkadaşınla olan bağlantın devam eder.
Even if you were to die your connection to your boyfriend would remain.
Şimdilik önlerini kestik gibi ama böyle devam eder mi bilmiyorum.
They seem to be contained for now but I can't guarantee it will stay that way.
Ölsen bile, dünyaya olan bağlantın devam eder.
Even if you were to die, your link to the world would remain.
Kizmaya devam eder.
Shame on you.
İçmeye başladığında bütün gece devam eder, bunu biliyorsun.
Once she starts drinking, she will go all night, you know that.
Sonuncusu devriline kadar bu devam eder. ilkini devirdiğinizde.
And you knock over the first one and the last one, certainly it will go over.
Hızlı bir şekilde bu devam eder. sonuncusu devriline kadar.
And what will happen to the last one is the certainty that it will go over very quickly.
Akmaya devam eder.
It will keep on draining.
Results: 179, Time: 0.0384

Word-for-word translation

Top dictionary queries

Turkish - English