APPREHENDING in Turkish translation

[ˌæpri'hendiŋ]
[ˌæpri'hendiŋ]
yakalamak
to catch
to get
to capture
to grab
seize
to bust
to nail
apprehending
tutuklamak
arrest
apprehend
bust
to detain
yakalanmasında
collar
lapel
neckline
i got
close
neck-hole
tutuklanması
arrested
bust
the remand
tutuklamakla
arrest
apprehend
bust
to detain
yakalamada
to catch
to get
to capture
to grab
seize
to bust
to nail
apprehending
yakalama
to catch
to get
to capture
to grab
seize
to bust
to nail
apprehending
tutuklamaya
arrest
apprehend
bust
to detain
yakalanmasına
collar
lapel
neckline
i got
close
neck-hole

Examples of using Apprehending in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
In apprehending the suspect. Dr. Valentin Narcisse assisted the Bureau.
Dr. Valentin Narcisse, şüpheliyi yakalamak için… Büroya yardımcı oldu.
Every resource and every action needs to be focused on locating and apprehending John Rain.
Her kaynak ve eylemin, John Rainin yeri ve tutuklanması için odaklanması gerek.
Dr. Valentin Narcisse assisted the Bureau in apprehending the suspect.
Dr. Valentin Narcisse, şüpheliyi yakalamak için Büroya yardımcı oldu.
Apprehending the Kazanjian Brothers while pointing the FBI to the last known whereabouts will take two bloodthirsty killers off the streets,
Çünkü Kazanjian kardeşleri yakalamak… sokaklardan iki kana susamış katili temizleyecek… ve FBIa aranan sayısız
Between finding, apprehending and convicting murderers and cleaning, I made a decision to do the former.
Katilleri bulmak ve tutuklamak ile dolabımı temizlemek söz konusu olunca birincisini yapmaya karar verdim.
Sheriff Conrad Ecklie thanked the city's residents for their help in apprehending the perpetrator and bringing him to justice.
Şerif Conrad Ecklie şehir sakinlerine Failin tutuklanması ve adalete teslim edilmesi için yaptıkları Yardımlardan ötürü teşekkür etti.
And cleaning my locker, Between finding, apprehending, and convicting murderers I kind of made a career decision to do the former.
Katilleri bulmak ve tutuklamak ile dolabımı temizlemek… söz konusu olunca birincisini yapmaya karar verdim.
Now to the good people of Philadelphia, let me assure you… that apprehending this woman… is our department's primary objective.
Departmanımızın birincil hedefidir. Philadelphianın güzel insanları, sizi temin ederim ki… bu kadını yakalamak.
Bauer. Were charged with apprehending hostiles and recovering stolen property… retrieving white captives taken in hostile raidings. Were charged with apprehending..
Bauer. Düşmanı tutuklamak ve çalınan mallarımızı geri almakla… düşman baskınlarında tutsak düşmüş beyazları kurtarmakla görevlendirildik. Tutuklamakla görevlendirildik.
Taken in hostile raidings. We're charged with apprehending hostiles and recovering stolen property, retrieving white captives.
Tutuklamakla görevlendirildik… Düşmanı tutuklamak ve çalınan mallarımızı geri almakla… düşman baskınlarında tutsak düşmüş beyazları kurtarmakla görevlendirildik.
Of utmost assistance to us in apprehending murderer. Am convinced young lady's strange power can be.
İkna olmuş genç bayanın garip gücü olabilir… Katili yakalamada bize büyük yardım.
Am convinced young lady's strange power can be… of utmost assistance to us in apprehending murderer.
İkna olmuş genç bayanın garip gücü olabilir… Katili yakalamada bize büyük yardım.
If we destroy Darhk's body, we destroy any chance of apprehending Mallus at the resurrection ceremony.
Darhkın cesedini yok edersek… diriltme ayininde Mallusu yakalama şansımız da yok olur.
We're charged with apprehending hostiles Bauer. and recovering stolen property, We're charged with apprehending… retrieving white captives taken in hostile raidings.
Bauer. Düşmanı tutuklamak ve çalınan mallarımızı geri almakla… düşman baskınlarında tutsak düşmüş beyazları kurtarmakla görevlendirildik. Tutuklamakla görevlendirildik.
the military dedicate all manpower and resources into apprehending Bauer.
kaynaklarını… Jack Bauerı tutuklamaya ayırmış olan CTU, diğer teşkilatlar… ve ordu emriniz altında bulunuyor.
We issued a subpoena a few hours ago, excusing him from the hearings in order to enlist his help in apprehending almeida.
Birkaç saat önce Almeidanın yakalanmasına yardım etmesi için duruşmadan affı için bir ihzar emri yayınladık.
Excusing him from the hearings in order to enlist his help in apprehending Almeida. We issued a subpoena a few hours ago.
Birkaç saat önce Almeidanın yakalanmasına yardım etmesi için… duruşmadan affı için bir ihzar emri yayınladık.
In order to enlist his help in apprehending almeida. We issued a subpoena a few hours ago, excusing him from the hearings.
Birkaç saat önce Almeidanın yakalanmasına yardım etmesi için… duruşmadan affı için bir ihzar emri yayınladık.
Letting Croatia begin talks without apprehending Gotovina would send an unclear message to those who have surrendered, such as former Kosovo Prime Minister Ramush Haradinaj, he added.
Bakan, Hırvatistana Gotovinayı yakalamadan müzakerelere başlama izni vermenin eski Kosova Başbakanı Ramuş Haradinay gibi teslim olan zanlılara belirsiz bir mesaj göndereceğini de sözlerine ekledi.
I will do everything I can to influence Bureau of lmmigration to let you stay in America. If you aid us in apprehending John Dillinger, I give you my word.
Eğer John Dillingerın tutuklanmasına yardım ederseniz,… söz veriyorum bütün bağlantılarımla Göçmenlik Bürosunu arayıp,… Amerikada kalmanızı sağlamaya çalışacağım.
Results: 81, Time: 0.0633

Top dictionary queries

English - Turkish