BEEN TAKING in Turkish translation

[biːn 'teikiŋ]
[biːn 'teikiŋ]
aldım
take
to get
to buy
to have
to receive
to pick up
to purchase
to grab
to obtain
alıyorum
i'm taking
i'm getting
i will take
i'm buying
i'm picking up
i will get
i have got
do i get
i will buy
kaçırdınız
to miss
kidnapping
to kidnap
to abduct
to lose
miss.
taking
smuggling
hijacking
to elope
alarak
taking
and
buying
by receiving

Examples of using Been taking in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I have only been taking the pills for a few weeks.
Hapları sadece birkaç haftadır alıyordum.
Ever since this guy Showed up again, i have been Taking her everywhere.
Bu adam tekrar ortaya çıktığından beri onu her yere ben götürüyorum.
She may have been taking them in order to miscarry.
Düşük yapmak için onları alıyor olabilirdi.
Hürrem has been taking lessons all day.
Hürrem, bütün gün dersler alıyor.
How long has this man Lacerta been taking tribute?
Ne kadar zamandır o adam, Lacerta haraç alıyor?
We have also been taking littleBits to design schools.
LittleBitsi tasarım okullarına da götürüyoruz.
You have been taking on a lot of big projects lately.
Son zamanlarda bir sürü projeye birden el attın.
He must have been taking the trail west.
O batının yolunu tutmuş olmalı.
I have been taking another look at our cumulative doses.
Kümilatif dozlarımız gösteriyorki başka bir doz alıyoruz.
Since you started teaching, kids have been taking my lunch money.
Öğretmenlik yapmaya başladığından beri çocuklar yemek paramı alıyor.
You have clearly been taking stupid lessons since I saw you last.
Seni son gördüğümden beri saçma sapan dersler alıyordun belli ki.
The government has been taking loans from the IMF and the EU.
Hükümet de IMF ve ABden krediler alıyor.
Fuller had been taking my tools for years.
Fuller yıllardır aletlerimi alıyordu.
Vivien, have you been taking your vitamins?
Vivien, sen vitaminlerini alıyor musun?
You have been taking those vitamins that Dr. Gray sent you?
Dr. Grayin sana gönderdiği vitaminleri alıyorsun, değil mi?
Chao says you have been taking work in Coolie Square.
Chao Amele Meydanında iş kabul ettiğini söylüyor.
By the way, have you been taking kickboxing and not telling me about it?
Bu arada sen benden habersiz kickbox dersi mi alıyordun?
Please. I have only been taking one class.
Lütfen. Sadece bir ders aldım o kadar.
Lunch break has been taking too long recently.
Yalnız son iki gündür öğle yemekleri biraz fazla uzuyor.
He took'em. Who do you think's been taking the street lamps.
Sokak lambalarını nerden aldığını düşünüyorsun?- O aldı.
Results: 77, Time: 0.073

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish