COLD FEET in Turkish translation

[kəʊld fiːt]
[kəʊld fiːt]
soğuk ayakları
soğuk ayaklar
ayak üşümelerinizi
ayaklarım üşüyordu
soğuk ayaklarını
soğuk ayaklara

Examples of using Cold feet in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Cold feet, boy scout?
Ayaklarının üşümesini mi dert ediyorsun, erkek izci?
What's the matter, boys, cold feet?
Ayaklarınız mı üşüdü? Sorun nedir çocuklar?
Cold feet?
Ayaklarınız mı üşüdü?
Cold feet?
Soğuk bacaklar mı?
But the D. A… got cold feet, released him.
Bölge savcısı korkup onu salıverdi.
No more cold feet.
Artık ayaklar üşümeyecek. -Hayır.
Looks like somebody got cold feet.
Galiba birileri korkup kaçmış.
So these two deputies, they get cold feet. They turn around.
O zaman o iki şerif yardımcısı korkup geri dönüyorlar.
And maybe I don't have cold feet.
Hem belki benim bacaklarım soğuk değildir.
So, you just get used to having cold feet that ain't magenta!
Bu yüzden magenta renginde olmayan soguk ayaklara alis!
You can control your heart rate, blood pressure, headaches, backaches, even, ladies, cold feet. If you can regulate your brain waves.
Ayak üşümelerinizi bile baş ve sırt ağrılarını, kalp hızınızı, kan basıncınızı öğrenebilirseniz, hatta bayanlar, Beyin dalgalarını düzenlemeyi.
You can control your heart rate, blood pressure, headaches, backaches, If you can regulate your brain waves, even, ladies, cold feet.
Ayak üşümelerinizi bile baş ve sırt ağrılarını, kalp hızınızı, kan basıncınızı öğrenebilirseniz, hatta bayanlar, Beyin dalgalarını düzenlemeyi.
There was a moment back there where I, um… almost got cold feet. What?
Ne? neredeyse ayaklarım üşüyordu. Orada bir an vardı, ben?
Almost got cold feet. There was a moment back there where I, um… What?
Ne? neredeyse ayaklarım üşüyordu. Orada bir an vardı, ben?
headaches, backaches, even, ladies, cold feet.
hatta bayanlar, ayak üşümelerinizi bile kontrol altına alabilirsiniz.
What? There was a moment back there where I, um… almost got cold feet.
Ne? neredeyse ayaklarım üşüyordu. Orada bir an vardı, ben.
You know, when you didn't show up at the hotel, I thought you got cold feet.- Yeah.
Bilirsin, otelde görünmediğinde, Soğuk ayakların olduğunu sanıyordum.- Evet.
This huge investor got cold feet, so I'm stuck here trying to keep him on board.
Bu yüzden bende buraya sıkışmış durumda onu gemide tutmaya çalışıyorum. Bu büyük yatırımcının çekinceleri var.
Cold feet.
Soğuk hareketler.
Getting cold feet?
Ayaklarınüşüyor?
Results: 569, Time: 0.0502

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish