REALIZED IT in Turkish translation

['riəlaizd it]
['riəlaizd it]
fark ettim
realize
notice
to recognize
to spot
to detect
the awareness
to realise
anladım
to understand
to know
to see
to figure out
to tell
to realize
to get
to comprehend
to grasp
to fathom
farkettim
realizing
noticing
fark etti
realize
notice
to recognize
to spot
to detect
the awareness
to realise

Examples of using Realized it in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I guess I should have realized it.
Şimdi düşünüyorum da, bunun farkına varmalıydım.
Dad was right about Terry, and I should have realized it.
Baban, Terry hakkında haklıydı, ve farkına varmalıydım.
I guess I wanted to go with him all along and never realized it.
Baştan beri onunla çıkmak istediğimi fark etmemişim.
Or it could be brilliant and you just haven't realized it.
Ya da belki çok zekicedir ama sen daha farkedememişsindir.
I realized it once I became lonely.
Ben de yalnız kalınca fark ettim bunu.
Everyone in the 1,000-year Reich realized it… except for some.
Bin yıllık imparatorluktaki herkes, bir kişi hariç, bunun farkındaydı.
You just haven't realized it yet.
Ama daha farkına varmamışsındır.
He had to tell me himself because I never realized it.
Bana kendisi anlatmak zorunda kaldı çünkü bunu hiçbir zaman anlayamadım.
I love you. I just never realized it until now.
Seni seviyorum. Şimdiye kadar ben bunu fark edemedim.
But you just haven't realized it yet, kid.
Belki gönderdin… ama henüz farkına varmadın evlat.
I first realized it afterwards.
bilahare ilk bunu fark ederdim.
Maybe they have realized it's a trap.
Belki de tuzağın farkına vardılar.
I only recently realized it, but I can't agree to the notion that poor citizens cannot have justice.
yakın zamanlarda fark ettim ama yoksul vatandaşın adaleti olmamalı şeklindeki bir fikri kabul edemem.
I have often considered my love of art, and I realized it's not just the art-- it's the artist.
Sıklıkla sanata karşı olan sevgimi düşünüyorum ve fark ettim de sadece sanatı değil, aslında ben sanatçıyı seviyormuşum.
Since I got my braces off and that mole removed I realized it's time for me to move on.
Diş tellerimi çıkarttırıp, benimi aldırdıktan sonra hayatıma devam etmenin vaktinin geldiğini anladım.
But I can't agree to the notion that I only recently realized it.
Lakin… ben de yakın zamanlarda fark ettim… ama yoksul vatandaşın adaleti olmamalı… şeklindeki bir fikri kabul edemem.
All day long I have been smelling this ass smell, and then I realized it was my ass.
Bütün gün boyunca kıç kokusu aldım… ve sonra anladım ki benim kıçımmış.
But after checking the controls, I realized it wasn't me. At first, I thought it was something I would done.
İlk başta, ben birşey yaptım sandım… ama kontrolleri elden geçirdikten sonra, benim yüzümden olmadığını farkettim.
Colborn realized it, Lenk, as his superior realized it, and the sheriff realized it.
Hem Colborn fark etti, hem amiri Lenk fark etti, hem de Şerif fark etti.
He says,"I quit. And then I realized it's time for me to quit too.
Bıraktım'' diyordu. Sonra ben de bırakmamın zamanı geldiğini fark ettim.
Results: 71, Time: 0.0479

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish