SEIZED in Turkish translation

[siːzd]
[siːzd]
yakaladı
to catch
to get
to capture
to grab
seize
to bust
to nail
apprehending
el koydu
confiscate your
seized
impound
to commandeer
yakalarından
collar
lapel
neckline
i got
close
neck-hole
haczettiğine göre
el kondu
yakalayıverdi oldukları
eline geçirdi
yakaladık
to catch
to get
to capture
to grab
seize
to bust
to nail
apprehending
yakaladım
to catch
to get
to capture
to grab
seize
to bust
to nail
apprehending
yakalayıverdik
to catch
to get
to capture
to grab
seize
to bust
to nail
apprehending
el koyduğu
confiscate your
seized
impound
to commandeer
el koymasına
confiscate your
seized
impound
to commandeer
el koymak
confiscate your
seized
impound
to commandeer
yakalanan
collar
lapel
neckline
i got
close
neck-hole
ele geçirince
yakalandı
collar
lapel
neckline
i got
close
neck-hole

Examples of using Seized in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Portuguese forces seized islands and ports in the 16th and 17th centuries.
Portekiz güçleri 16. ve 17. yüzyılda adalarını ve bazı limanlarının ele geçirdiler.
Then We seized them unawares, when they perceived not.
Nihayet biz onları farkında olmadıkları bir sırada ansızın yakalayıverdik.
You know Pleven seized L'Express?
Pleven,'' LExpressi'' ele geçirmiş, duydun mu?
Then I seized those who denied the Truth, and how terrible was My punishment!
Sonra ben de inkar edenleri yakaladım. Beni inkar da nasılmış!
The department has years of seized assets. Let's hear it.
Polisin yıllardır el koyduğu varlıklar var. Dinliyorum.
In 1019 the Byzantines seized the last Bulgarian strongholds.
Da Bizanslılar son Bulgar kalelerini ele geçirdiler.
So We seized them suddenly while they did not perceive.
Nihayet biz onları farkında olmadıkları bir sırada ansızın yakalayıverdik.
Then seized I those who disbelieved, and how intense was My abhorrence!
Sonra Ben, inkar edenleri yakaladım. Beni inkar etmek nasıl olur?
Prince John suddenly seized power and sent his soldiers across the kingdom.
Prens John bir anda gücü ele geçirmiş ve askerlerini ülkenin dört bir yanına salmış.
your neighbours weren't pissed off the police seized that house?
komşuların o eve polisin el koymasına kızmadınız mı?
It's an industrial laundry the DEA seized a year ago.
Burası yıllar önce narkotiğin el koyduğu bir çamaşırhane.
In October 1917, the Bolsheviks seized power in Russia.
Ekim Devrimi; Bolşevikler Rusyada iktidarı ele geçirdiler.
Then We seized them suddenly, while they were unaware.
Nihayet biz onları farkında olmadıkları bir sırada ansızın yakalayıverdik.
Then I seized them, and how(awful) was My punishment?
Bunun üzerine Ben onları yakaladım. Cezalandırmam nasılmış?
It looks like a shipment Narcotics seized early last year.
Sanırım geçen yılın başında Narkotikin el koyduğu mallar.
ARVN troops attacked enclaves seized by the North Vietnamese.
Yerleşim bölgelerine saldırmıştı. Bu arada Vietnam Halk Ordusu birlikleri, Kuzey Vietnamlıların ele geçirdiği.
Then seized I those who disbelieved, and how intense was My abhorrence!
Sonra ben de inkar edenleri yakaladım. Beni inkar da nasılmış!
Early last year. It looks like a shipment Narcotics seized.
Sanırım geçen yılın başında Narkotikin el koyduğu mallar.
Then I seized them; so how was My retribution?!
Bunun üzerine Ben onları yakaladım. Cezalandırmam nasılmış?
His mission was to recover a cache of Chinese gold, seized in North Korea.
Görevi Kuzey Korede yakalanan Çin altınları bulmaktı.
Results: 620, Time: 0.0524

Top dictionary queries

English - Turkish