SOMEONE LEFT in Turkish translation

['sʌmwʌn left]
['sʌmwʌn left]
birinin bıraktığı
kalan birileri
biri bırakmış
unutmuş bu arada birisi

Examples of using Someone left in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I have never been happier to see someone leave.
Birisi ayrılırken hiç bu kadar mutlu olmamıştım.
You saw someone leaving this house earlier?
Evden çıkan birini mi gördünüz?
After someone leaves… doesn't count.
Birisi gittikten sonra… o el sayılmaz.
The attendant said he saw someone leave the room.
Hizmetçi odadan ayrılan birini gördüğümü söyledi.
Would be refreshing to see someone leave.
Birinin ayrıldığını görmek kafa karıştırıcı olabilir.
It would be refreshing to see someone leave.
Birinin ayrıldığını görmek kafa karıştırıcı olabilir.
What? When someone leaves, it stays locked for some time.
Ne? Biri ayrıldığında, bir süreliğine kilitli kalır.
When someone leaves, it locks for a little while.
Ne? Biri ayrıldığında, bir süreliğine kilitli kalır.
Once someone leaves, it's kept locked for some time. What?
Ne? Biri ayrıldığında, bir süreliğine kilitli kalır?
It was rare to see someone leave like that.
Evini bu şekilde terk edenler ender görülürdü.
So, someone leaving here would have to pass you on their way?
Yani, buradan ayrılan biri sizi yolda geçirmek zorunda mı kalacak?
But you saw someone leaving the room.
Ama odadan birinin çıktığını gördün.
You saw someone leaving this house earlier? Uh, excuse me.
Evden çıkan birini mi gördünüz? Affedersiniz.
After someone leaves… doesn't count.
Birisi gittikten sonra… o el sayıImaz.
I don't like seeing someone leaving.
Birilerinin gidişini görmekten hoşlanmam.
We saw someone leaving the Villette house.
Villettein evinden çıkan birini.
One of Henson's neighbors saw someone leaving his apartment two days back.
Hensonın komşularından biri iki gün önce dairesinden birini çıkarken görmüş.
Someone left this.
Someone left it.
Biri burada bırakmış.
Someone left a scarf.
Birileri bir atkı bırakmış.
Results: 2843, Time: 0.044

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish