WILL ABIDE in Turkish translation

[wil ə'baid]
[wil ə'baid]
sürekli kalıcıdır
temellidirler
basic
fundamental
main
base
essential
ground
elementary
primary
core
foundation
ebedidir
eternal
forever
everlasting
of eternity
undying
immortal
abiding
sürekli kalıcıdırlar
sürekli kalıcılar
sürekli kalacaklardır

Examples of using Will abide in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I will abide by that test!
Ben bu teste uyacağım.
And will abide under this burden for ever.
Sürekli olarak o yükün altında kalacaklardır.
He will abide there for ever.
Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır.
Save that of Hell wherein they will abide.
Onları ancak cehennemin yoluna( iletecek ve) onlar orada ebedî olarak kalacaklardır.
what is with God will abide.
ALLAHın yanındakiler ise süreklidir.
Their works are vain and in the Fire they will abide.
Onlar, bütün yaptıkları boşa gidenlerdir ve onlar, ateşte ebedi olarak kalırlar.
Wherein they will abide for ever;
Onlar, o hal üzere sonsuza dek kalıcıdırlar.
Who will inherit paradise. There they will abide.
Firdevs cennetine mirasçı olurlar, onda sürekli kalırlar.
Their works are vain and in the Fire they will abide.
Onların bütün işleri boşa gitmiştir. Ve onlar ateşte ebedi kalacaklardır.
Their works are vain and in the Fire they will abide.
Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Ve onlar ateş içinde ebedi olarak kalacaklardır.
All will abide in it.
Oysa onların tümü içinde temelli kalıcıdırlar.
The perfect circle of protection will abide.
Mukemmel koruma cemberi olusturuldu.
For what you possess will pass, but what is with God will abide.
Sizin yanınızda olan tükenir, Allahın Katında olan ise kalıcıdır.
The perfect circle of protection will abide.
Mükemmel koruma çemberine karşı konulamaz.
These-their works are in vain, and in the Fire they will abide.
Onlar, bütün yaptıkları boşa gidenlerdir ve onlar, ateşte ebedi olarak kalırlar.
In which they will abide forever.
Onlar, o hal üzere sonsuza dek kalıcıdırlar.
Those who will get the inheritance of Paradise; they will abide in it forever.
Ki, Firdevs cennetine mirasçı olurlar, onda sürekli kalırlar.
His Messenger enter the Gardens beneath which rivers flow. He will abide there for ever.
ırmaklar akan cennetlere koyacaktır, orada temellidirler.
Surely the unbelievers among the people of the Book and the idolaters, will abide in the fire of Hell. They are the worst of creatures.
Kitap ehlinden kafir olanlar ve şirk koşanlar, şüphe yok ki cehennem ateşindedir, ebedidir onlar orada, onlardır yaratılmışların en kötüleri.
And those whose scales are light, those will be the ones who will have courted loss. They will abide in Hell.
Tartıları hafif gelenler, işte onlar, kendilerine yazık edendir, cehennemde temellidirler.
Results: 100, Time: 0.0473

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish