BEFITTING in Turkish translation

[bi'fitiŋ]
[bi'fitiŋ]
uygun
appropriate
fit
suitable
proper
right
good
convenient
available
perfect
eligible
yakışır
worthy
befitting
suits
look good
fit
it has become
looked great in that suit
yaraşır
worthy
fitting
befitting
should
and
yakışır şekilde
yakışır biçimde
yakışan
suits
fitting
it would behoove
worthy
befitting

Examples of using Befitting in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
What are you planning? something befitting the name of castle.
Planın nedir?- Castle ismine yakışır bir şeyler.
Another rat. Befitting.
Başka bir sıçan. Yakışır.
And now, Jalaluddin Khilji should be buried in a manner befitting a Sultan.
Ve şimdi merhum Jalaluddin Khilji, bir sultana yakışır bir şekilde gömülmeli.
And now, Jalaluddin Khilji should beburied in a manner befitting a Sultan.
Ve şimdi, Jalaluddin Khilji sultanlığa yakışır şekilde gömülmeli.
Bristling with defensive horns… and an opponent befitting a killer like Daspletosaurus. Chasmosaurus.
Savunma boynuzlarıyla kaplı… ve Daspletosaurus gibi bir katile yakışır bir düşman.
And my child born in a city befitting the heir of a praetor.
Ve çocuğum bir Praetorun varisine yakışır bir şehirde doğacak.
That speech was befitting Monarca's CEO.
Monarca genel müdürüne yakışan bir konuşma oldu.
I want three costumes befitting my rank, not to mention hunting outfits.
Mevkiime yaraşan üç kostüm istiyorum.-… ek olarak av giysileri de olsun.
In a manner befitting a cardinal of Holy Mother Church?
Kutsal kilisemizin kardinaline yakışacak bir şekilde mi?
Show me deeds befitting of your rank!
Eylemlerinizin rütbelerinize uygun olduğunu gösterin!
A tale befitting any opera.
Her operaya yakışacak bir hikaye.
Not to mention hunting outfits. I want three costumes befitting my rank.
Mevkiime yaraşan üç kostüm istiyorum… ek olarak av giysileri de olsun.
You dinna tell us Great-Aunt Jocasta has a home befitting a king.
Teyzem Jocastanın krallara layık bir evi olduğunu söylememiştin.
A huge bell that's the most befitting to me, who rules the heavens!
Bu, Cennetin hükümdarı olan bana çok yakışıyor!
Is that a death befitting a beastmaster?
Böyle bir ölüm Beast Mastera yakışır mı?
When I say"design me one last costume befitting the new Dark Fae leader",
Ben'' yeni Karanlık Fae Liderine yakışır bir kostüm tasarla'' derken,
We align these heroes with us. if we treat them with the respect befitting an honourable warrior, However.
Ancak… şerefli bir savaşçıya yaraşır bir saygıyla onlara davranırsak… bu kahramanları yanımızda hizaya getiririz.
on in endless poverty, idly waiting for death, you wish to end your life in a manner befitting a samurai, by harakiri.
öylece ölmeyi beklemektense hayatını, samuraya yakışır bir şekilde harakiri yaparak sonlandırmak istiyorsun.
dined in a manner befitting Spanish nobility.
İspanyol asaletine uygun şekilde şarap ve yemek servisi yaptıracağım.
Rather than live on in endless poverty, you wish to end your life in a manner befitting a samurai, by harakiri.
öylece ölmeyi beklemektense… hayatını, samuraya yakışır bir şekilde harakiri yaparak sonlandırmak istiyorsun.
Results: 77, Time: 0.071

Top dictionary queries

English - Turkish