CONTRACTUAL in Turkish translation

[kən'træktʃʊəl]
[kən'træktʃʊəl]
akdi
act establishes strict guidelines
anlaşmalı
deal
to settle
to negotiate
compromise
agreeing
arrangements with
agreement
a settlement
a pact

Examples of using Contractual in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
the tenancy period or other contractual terms are not regulated by law.
kiracılık süresi ya da diğer sözleşme koşulları yasa tarafından belirlenmez.
Undertaken by you… In accordance to the terms of the contractual obligations… not to disclose any information… about your work at the Brown& Williamson Tobacco Company.
Imzaladığınız anlaşma… işiniz hakkında hiçbir bilgiyi açıklamayacağınıza dair… Brown& Williamson Tütün Şirketindeki… ile kabullendiğiniz yükümlülükler gereğince.
Mr. Frost, I'm surprised by your question since we have an agreement, a contractual agreement, I believe, that we would cover Watergate in our last taping session.
Watergatein son kayıtlarda ele alınacağı konusunda anlaşmıştık. çünkü yaptığımız sözleşmede, Sorunuz beni şaşırttı Bay Frost.
benefits for county employees are part of a negotiated contractual settlement and we just can't re-open.
ilçe çalışanlarının çıkarları için hâli hazırda sonuca varılmış bir konu için yeniden müzakere.
The name was also changed to'Tha Eastsidaz', possibly due to contractual obligations with Virgin Records.
Virgin Records ile olan sözleşmesinden doğan yükümlülükler gereği grubun adını'' Tha Eastsidaz'' olarak değiştirdi.
The contractual dispute between GSP and Oriental Oil Company emerged
GSP ile Oriental Oil Company arasında sözleşme konusundaki anlaşmazlık,
What guarantees are there that Kosovo will start contractual relations with the EU, what guarantees are there that after this compromise,
SETimesa konuşan yorumcu,'' Kosovanın AB ile akdi ilişkilere başlayacağı yönünde ne gibi güvenceler var,
This shall be the first contractual relationship between BiH
Bu, BH ile Birlik arasındaki ilk akdi ilişki, dolayısıyla
makes Kosovo a full participant in its own right in regional meetings and events and will allow for further progress to contractual relations with the Union," EU High Representative/Vice President Catherine Ashton said.
Catherine Ashton,'' Bu olay, Kosovayı bölgesel toplantı ve etkinliklerin tam teşekküllü bağımsız bir katılımcısı yapmaktadır ve Birlikle akdi ilişkilerde ilerlemeye olanak sağlayacaktır.'' dedi.
it is an important step forward, because it also means that contractual relations between the EU and Kosovo are on their way," Lunacek said.
zira aynı zamanda AB ile Kosova arasındaki akdi ilişkilerin başladığı anlamına da geliyor.'' dedi.
China granted more preferential tax treatment for Wholly Foreign Owned Enterprises and contractual ventures and for foreign companies,
De Çin, tamamen yabancı sermayeli kuruluşlar ve sözleşmeli girişimler için ve seçilmiş ekonomik bölgelere veya devlet tarafından özendirilen,
We expect that gas flows to Western Europe will not be affected and we expect that contractual obligations will be fulfilled," Marlene Holzner, spokeswoman for EU Energy Commissioner Guenther Oettinger, said.
AB Enerji Komiseri Günther Öttingerin sözcüsü Marlene Holzner,'' Batı Avrupaya yönelik doğal gaz akışının etkilenmemesini ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesini bekliyoruz.'' dedi.
end of the day, there may not be a Raviga. all the Raviga investors have the contractual right to cash out and walk away.
artık Peter Gregory gittiğine göre… tüm Raviga yatırımcılarının sözleşmeleri uyarınca paralarını alıp çekilme hakkı var.
highly inflated contractual prices for construction
yenileme çalışmalarında sözleşmeye dayalı fiyatların şişirilmesi
the fulfilment of benchmarks, meeting the requirements of the negotiating framework and by respecting its contractual obligations towards the EU," the document adopted last week said.
müzakere çerçevesinin şartlarını yerine getirmek ve ABye yönelik sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle müzakere sürecini hızlandırabilir.
European perspective on Kosovo, by enabling free movement and contractual relations between the Union and Kosovo" he said.
serbest dolaşıma ve Birlikle Kosova arasında akdi ilişkiler kurulmasına olanak sağlayarak, Kosova konusunda daha net bir Avrupa perspektifi sunmaları yönünde baskı yapacak başlıca ülke olacak.'' dedi.
rights to utilization of these public goods through concessions, leasing, rent and similar contractual arrangements," Djurovic said.
kira ve benzeri sözleşmeye dayalı düzenlemeler aracılığıyla tanınacak bazı özel haklar çerçevesinde kullanımını öngörmeliydi'', dedi.
No, less contractual.
Hayır, sözleşmeli gibi değil.
There are contractual obligations.
Çözülmesi gereken sözleşme yükümlülükleri var.
You ever hear of contractual abandonment?
Sözleşmeli feragat diye bir şey duymadın mı?
Results: 141, Time: 0.0509

Top dictionary queries

English - Turkish