HOW DEEPLY in Turkish translation

[haʊ 'diːpli]
[haʊ 'diːpli]
ne kadar derinden
how deeply
how deep
how profoundly
ne kadar derin
how deep
how deeply
how far down
how profound
how soundly
ne kadar çok
how much
how many
how badly
how hard
so much
what a lot
so many
how long
how very
too much
ne kadar içten

Examples of using How deeply in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I suddenly realized how deeply in love with Piero I had fallen.
Bir anda Pieroya nasıl derin bir aşk beslediğimi anladım.
I guess I didn't realize how deeply you felt about it.
Sanırım bununla ilgili böyle derin düşüneceğini fark etmedim.
I still remember how deeply I was shocked by them.
O resimler yüzünden nasıl derinden sarsıldığımı halen unutamıyorum.
No one knows how deeply connected they are with anyone.
Gerçekten nasıl bağlantıları olduğunu kimse bilmiyor.
It's troubling how deeply embedded Hydra was within your ranks.
Hydranın saflarınızda bu kadar derin bir şekilde gizlenmiş olması rahatsız edici.
How deeply in love with Piero I had fallen. I suddenly realized.
Bir anda Pieroya nasıl derin bir aşk beslediğimi anladım.
He didn't see how deeply you had changed.
İçten içe nasıl değiştiğini göremedi.
It tears heart to know how deeply she wounded you.
Seni böyle derinden yaraladığını bilmek içimi parçalıyor.
Well… how deeply did they penetrate our democracy?
Demokrasimize ne kadar derinlemesine nüfuz ettiler?
According to Hoxha, it is too early to know for certain how deeply the political standoff will affect growth.
Hocaya göre, siyasi çıkmazın büyümeyi ne kadar derinden etkileyeceğini görmek için henüz çok erken.
And how damaging, how deeply damaging that is,
Ve bunun ne kadar derinden zarar verdiğini, hem Hannahda hem
It's like we fought because we were how deeply we felt. afraid to let the other know.
Sanki ne kadar derin hisler… beslediğimizi birbirimize söylemekten korktuğumuz için kavga ediyorduk.
We show the generals and their men how deeply we value their service by holding a feast in their honor.
Generallere ve adamlarına vazifelerine ne kadar çok değer verdiğimizi göstermek için onurlarına bir ziyafet düzenleyelim.
If you had my skill, you would know how deeply I care for all of you.
Eğer benim yeteneğim bir an olsun sana geçseydi hepinizi ne kadar derinden sevdiğimi görebilirdin.
I can see how deeply you feel about them.
ve onlar hakkında ne kadar derin hisleriniz olduğunu da görebiliyorum.
No matter how deeply she tries to bury her feelings, eventually, they're gonna come back, right?
Duygularını ne kadar derine gömmeye çalışırsa çalışsın sonunda geri gelirler, değil mi?
I think that you need to tell him how deeply you feel about this without Adele standing there batting her eyelashes at him.
Bence Adele kaş göz yapmazken buna ne kadar çok inandığını ona anlatman gerekir.
she mentioned a story that you told her about your camera, your father, to show me how deeply committed you are.
babandan bahsettiğin hikayeyi ona anlattığını söyledi ne kadar derinden bağlı olduğunu belirtebilmek için.
Don't let it keep you up nights because we're doing our work… and I know how deeply concerned you are.
Bunun seni geceleri ayakta tutmasına izin verme çünkü işimizi yapıyoruz. Ayrıca acının ne kadar derin olduğunu biliyorum.
It would allow the people to see how deeply i care for the welfare of even the most primitive denzins.
Bu, insanlara, en ilkel Denzinlerle… bile, benim ne kadar derinden ilgilendiğimi… onlarla gösterecektir.
Results: 63, Time: 0.0541

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish