HUMAN RELATIONS in Turkish translation

['hjuːmən ri'leiʃnz]
['hjuːmən ri'leiʃnz]
insan ilişkilerine
insan ilişkisi
insan ilişkilerini

Examples of using Human relations in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So, Drac, I wanted to go through some thoughts I had, as your new human relations coordinating co-assistant.
Kafamdaki bazı planları uygulamak istedim. Bu yüzden Drac, senin yeni insan ilişkileri düzenleyen yeni yardımcı asistanın olarak.
I heard he tries to run for the Human Relations commission, they picked that limped Whitsell instead.
İnsan ilişkileri komisyonu kurmaya çalıştığını duydum. Whitsell yerine onu seçmişler.
In the provinces, he says, human relations are stronger
Voudouris diğer illerde insan ilişkilerinin daha güçlü olduğunu
The California Human Relations Society can be proud of its achievement in helping maintain
California İnsan İlişkileri Derneği bunun gibi yeni toplum ve dinlenme tesislerini korumaya
So, Drac, I wanted to go through some thoughts I had, as your new human relations coordinating co-assistant.
Drak, yeni insanlarla ilişkiler koorditanötürü yardımcı yardımcısı olarak… bazı fikirlerimi paylaşmak istiyorum.
Encouraging creativity in all sectors will stimulate the nation's progress and pave the way for improved personalities and human relations.
Yaratıcılığın tüm sektörlerde desteklenmesi ulusun ilerleyişini canlandıracak gelişmiş kişilikler ve insan ilişkilerinin de yolunu açacaktır.
sociologists were thinking about strangers, but they weren't thinking so dynamically about human relations, and they were thinking about strangers in the context of influencing practices.
sosyologları yabancılar hakkında düşünmektedir; fakat önceden insan ilişkileri hakkında o kadar dinamik düşünmüyorlardı, yabancıları, sadece etkileri olan eylemler bağlamında düşünüyorlardı.
The Ecumenical Patriarch's Press and Human Relations bureau chief, Father Dositheos Anagnostopulos, told SETimes that
Patrikhanenin Basın ve İnsan İlişkileri börüso başkanı Peder Dositheos Anagnostopulos SETimesa verdiği demeçte,
The Court Of Human Relations.
İnsan İlişkileri Meydanı.
Of human relations is expensive.
İnsani ilişkiler pahalı.
Elephant Human Relations Aid.
İHH İnsani Yardım Vakfı.
This is given only through slowness in human relations.
Bu, sadece insan ilişkilerindeki yavaşlıkla verilebilir.
Fascism operated from a Social Darwinist view of human relations.
Faşizm, insan ilişkilerinde Sosyal Darwinist bir bakış açısı ile çalıştırılır.
You women are more perceptive in human relations than men.
Siz kadınlar insan ilişkilerinde erkeklerden daha iyisiniz.
And that Colonel Kim fellow… is weak at human relations.
Ayrıca, Albay Kim serserisi insan ilişkilerinde zayıftır.
That human relations are nothing but cheap business. Juvenile illusions to hide the fact.
Gerçeği gizlemek için… tüm insan ilişkilerinin gereksiz olduğunu. Gençliğin ilizyonu.
In the long term this technology has the potential to eradicate violence from human relations.
Uzun vadede, bu teknoloji insan ilişkilerindeki saldırganlığı yok edecek potansiyele sahip.
That human relations are nothing but cheap business. Juvenile illusions to hide the fact.
Gençlik döneminizden yanılsamalar… Gerçeği gizlemek adına… her insanın ilişkileri gereğinden fazladır.
Bettger were our philosophers and thanks to Carnegie's theory of human relations many customers also became friends.
Carnegienin dâhiyane insan ilişkileri teorisi sayesinde birçok müşteri aynı zamanda arkadaşımız oluyor.
the zombies represent capitalists, and"cannibalism represents the ultimate in possessiveness, hence the logical end of human relations under capitalism.
yamyamlık mülkiyetçiliğin son noktası, dolayısıyla insan ilişkilerinin kapitalizm altında mantıksal sonudur.
Results: 141, Time: 0.038

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish