I REMAINED in Turkish translation

[ai ri'meind]
[ai ri'meind]
kaldım
to stay
to remain
not
to keep
stick
here
to be
to be left
kaldığımı
to stay
to remain
not
to keep
stick
here
to be
to be left
hâlâ
still
yet
remain
are

Examples of using I remained in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So I told him to take the old lady with him and I remained in Leningrad with my mother and child.
Böylece ben de ona yaşlı bayanı yanına almasını söyledim… ve annemle ve çocuğumla Leningradda kaldım.
What if I remained a crusty nobody for what little remained of my high school life?
Ya geride kalan kısa lise hayatım boyunca huysuz biri olarak akıllarda kalırsam?
I remained under the blankets. He entered my room, sat on the corner of the bed,
Battaniyenin altında kaldım. Odama girdi,
So I remained with them, and the more I wrote that story, the more I got into those beliefs,
Böylece onlarla birlikte kaldım, ve ne kadar çok bu hikayeyi yazdımsa o kadar çok bu inançlara dalarım,
I remain devoted to our little plan.
Sadık kaldım. Küçük planımıza tamamen.
I was born rich, certainly, but I remain rich by virtue of exceptional conduct.
Zengin doğduğum muhakkak ama olağanüstü erdemli davranarak zengin kaldım.
I remain attractive. Sir? Despite my long and colorful history of mutilations.
Efendim? Uzun ve renkli kesilip biçilme geçmişime rağmen… hâlâ çekiciyim.
And there I remain, hungry for affection.
Ve orada, şefkate aç kaldım.
Then and now. You ask why I remain here.
O zaman şimdi niçin burada kaldığımı sor.
I remain attractive. Despite my long and colorful history of mutilations, Sir?
Efendim? Uzun ve renkli kesilip biçilme geçmişime rağmen… hâlâ çekiciyim?
I was born rich, certainly, but I remain rich by virtue of exceptional conduct.
Zengin doğdum ama fevkalade davranışlarımın erdemiyle zengin kaldım.
I remain devoted to our little plan. I am not affected.
Küçük planımıza tamamen sadık kaldım. Etkilenmedim.
I remain devoted to our little plan.
Küçük planımıza tamamen sadık kaldım.
I remain here solely for the purpose of hooking up with Harvard women.
Burada kalmamın yegane sebebi… Harvardlı kızlarla takılmak.
If I remain with my uncle, bad things will happen to me.
Dayımla kalmaya devam edersem, başıma kötü şeyler gelecek.
And I remain disinclined.
Ve ben hala reddediyorum.
Captain, I believe it to be in all our interests if I remain aboard.
Kaptan, gemide kalmamın hepimizin yararına olduğunu düşünüyorum.
I remain indifferent before you.
Kayıtsız kalmaya devam edeceğim.
I remain unconvinced.
Hala ikna olmadım.
Only Mimi and I remain here.
Mimi ve ben geri de kalan son kişileriz.
Results: 50, Time: 0.1539

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish