IMPENDING in Turkish translation

[im'pendiŋ]
[im'pendiŋ]
yaklaşan
burn
light
fire
torch
incinerate
ignite
kindle
burning
eli kulağında
yakın
close
near
burn
soon
nearby
intimate
immediate
recent
imminent
nearly
olası
possible
potential
likely
probable
prospective
goddamn
eventual
bloody
plausible
presumptive
yaklaşırken
burn
light
fire
torch
incinerate
ignite
kindle
burning
eli kulağındaki

Examples of using Impending in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Because here at All-Chafe, we want to protect your family from your impending death.
Burada, All-Chafete ailenizi, sizi bekleyen ölümden korumak istiyoruz.
Whereas We see it impending.
Biz ise onu yakın görüyoruz.
Is causing you to act. Seems to me that the knowledge of your son's impending death.
Bana oğlunun ölümü sırf bu hareketin yüzünden olacakmış gibi geliyor.
Is causing you to act. Seems to me that the knowledge of your son's impending death.
Bana oglunun ölümü sirf bu hareketin yüzünden olacakmis gibi geliyor.
The impending children. No, that's bullshit.
Saçmalık be o.- Doğacak çocuklarımız var.
That's bullshit. The impending children.
Saçmalık be o.- Doğacak çocuklarımız var.
Fantastic.- we're celebrating fiona's impending marriage to a doctor.
Harika. Fionanın doktorun tekiyle evlenmek üzere oluşunu kutluyoruz.
When did you get a date?- My impending date.
Sen ne zaman sevgili buldun?- Müstakbel sevgilimi.
I wish I could say the same about Serena's impending proposal.
Keşke ben de aynı şeyi Serenaya yapılacak teklif için de diyebilseydim.
Perhaps. impending apocalypse are meant to caution human beings against the very real prospect of an alien invasion…
Yaklaşan bir kıyamet, insanoğlunun dikkatini Ancak bazı Antik Astronot Teorisyenlerine göre; Belki… oldukça muhtemel bir
Everything screams mid-life crisis, impending divorce, and sweet Wren's charming blush tells us the rest of the sordid tale.
Bunların hepsi orta yaş bunalımının çığlıkları eli kulağında bir boşanma, ve sevimli Wrenin kızaran yüzü bu rezil hikayenin geri kalanını anlatıyor.
He made it clear that since their impending merger with BMC,
BMC ile yaklaşan birleşmeleri nedeniyle,
as the Christians of Tyre learned of the impending danger, and seized the 4,000 Tyrian Jews as hostages.
Sur Hristiyanlarının yakın tehdidi öğrendikleri ve 4,000 Sur Yahudisini rehine olarak ele geçirdiği için başarısız oldu.
I figured between ethel and your impending baby, We would want someone to be on call nights And weekends.
Etheli ve senin eli kulağında bebeğini düşünürsek geceleri ve hafta sonları nöbetleri tutacak yeni birisi iyi olur diye düşündüm.
Girls, grades, parents, two wars, All these things seemed to come out of nowhere, like on the same day. impending environmental catastrophe,
Bütün bu düşünceler aynı gün içinde öylece geliverdi. yaklaşan çevresel felaket,
For any impending natural disasters- Yeah, just checking the paper before tomorrow's grand opening.
Evet, yarınki büyük açılış öncesi olası doğal afetler için gazeteye göz atıyorum.
The warnings of impending raids, Copies, actually… it's all quite well documented…
Hepsi oldukça iyi belgelenmiş… Adamlarının sağladıkları güvenli ulaşım, yaklaşan baskınların uyarıları,
Everything screams mid-life crisis, impending divorce, and sweet wren's charming blush.
Bunların hepsi orta yaş bunalımının çığlıkları… eli kulağında bir boşanma, ve sevimli Wrenin kızaran yüzü… bu rezil hikayenin geri kalanını anlatıyor.
Had long known of the impending destruction of the planet Earth. The second most intelligent creatures were dolphins, who, curiously enough.
İkinci en zeki yaratıklar olan yunuslar, tuhaftır ama… Dünyanın yıkımının yakın olduğunu uzun zamandır bilmekteydiler.
The warnings of impending raids, the cartel members you have neglected to arrest. the secure transport your men have provided.
Yaklaşan baskın uyarıları… adamlarının sağladığı güvenli nakliye… tutuklamayı savsakladığın kartel üyeleri.
Results: 196, Time: 0.0821

Top dictionary queries

English - Turkish