ORIGINATES in Turkish translation

[ə'ridʒineits]
[ə'ridʒineits]
başlatır
to start
to begin
to commence
kaynağı
source
spring
weld
supply
reference
fund
origin
fountain
the funding
yaratır
work
to be useful
ilkin başlatır
çıkmıştır
to get out
to go out
to date
to leave
come
up
out of
to embark
outta
to exit
başlıyor
to start
to begin
to commence
başlatıyor
to start
to begin
to commence
başlatan
to start
to begin
to commence
kaynaklı
source
spring
weld
supply
reference
fund
origin
fountain
the funding

Examples of using Originates in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Have they not seen how God originates creation, then brings it back again?
Allahın yaratmaya nasıl başlayıp, sonra onu nasıl tekrar edeceğini anlamazlar mı?
Surely it is He who originates, and brings again.
Önce yaratıp sonra bunu tekrar eden Odur.
Say,‘Allah originates the creation, then He will bring it back.
De ki:'' Allah önce yaratır, sonra bunu tekrar eder.
It is He who originates and repeats.
Önce yaratıp sonra bunu tekrar eden Odur.
It is He who originates and repeats.
O ilkin yaratır, sonra öldürüp tekrar diriltir.
Sylla's family originates from Senegal.
Sistaninin ailesinin kökeni İsfahana dayanmaktadır.
The unexplained depletion of frogs originates from this cove.
Bu koydaki ani boşaltma kararı kurbağalardan kaynaklanıyor.
He originates creation, then He brings it back again that He may recompense those who believe and do deeds of righteousness, justly.
O, yaratılışı başlatır ve sonra tekrarlar; böylece inanıp erdemli işler yapanları adaletle ödüllendirir.
Say:"It is Allah Who originates creation and repeats it:
De ki:'' ALLAH yaratmayı başlatır ve onu tekrarlar.
Substance D a small, highly toxic flower, originates.
müttefikleri D maddesinin kaynağı olan zehirli, küçük bir çiçeğin yetiştirildiği ülkelerle bilfiil savaşmakta.
Say:"It is Allah Who originates creation and repeats it: then how are
De ki:'' Allah yaratmayı( ilkin) başlatır, sonra onu iade eder.
He originates creation, and then He repeats it, to reward those who believe and do good deeds with equity.
O, yaratılışı başlatır ve sonra tekrarlar; böylece inanıp erdemli işler yapanları adaletle ödüllendirir.
Say,"It is God who originates creation and then restores it: how then are you so misled?
De ki:'' Allah yaratmayı( ilkin) başlatır, sonra onu iade eder. Öyleyse nasıl çevriliyorsunuz?
It is He who originates creation, then will revert it, so that He may reward those who believe and do good things in all justice.
O, yaratılışı başlatır ve sonra tekrarlar; böylece inanıp erdemli işler yapanları adaletle ödüllendirir.
See they not how Allah originates creation, then repeats it:
Görmezler mi ki Allah, nasıl yaratmaya başlıyor, sonra yaratışı,
Say,‘Allah originates the creation, then He will bring it back.
De ki:'' Allah yaratmayı( ilkin) başlatır, sonra onu iade eder.
Allah originates the creation, then He will bring it back, then you will be brought back to Him.
Allah, yaratmayı başlatır, sonra onu iade eder, sonra da siz Ona döndürülürsünüz.
Have they not seen how God originates creation, then brings it back again?
Görmediler mi Allah nasıl yaratmayı başlatıyor, sonra onu iade ediyor dönüp yeniden yaratıyor?
Have they not seen how God originates the creation, and then reproduces it?
Görmezler mi ki Allah, nasıl yaratmaya başlıyor, sonra yaratışı, nasıl yeniliyor?
He originates the creation, then He will bring it back that He may reward with justice those who have faith and do righteous deeds.
O, yaratılışı başlatır ve sonra tekrarlar; böylece inanıp erdemli işler yapanları adaletle ödüllendirir.
Results: 112, Time: 0.0731

Top dictionary queries

English - Turkish