THINGS COME in Turkish translation

[θiŋz kʌm]
[θiŋz kʌm]
şeyler geliyor
things come
şey geliyor
things come
birşey gelir
gel bak kötü çok kötü şeyler

Examples of using Things come in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Good things come when you least expect it.
En azından beklediğinizde iyi şeyler gelir.
Only good things come from watching… And waiting.
Bekleyip gözetlemeliyiz. Sadece güzel þeyler… bekleyip gözetlemekle gelir.
Just keep your eyes up,'cause good things come from above.
Gözleriniz yukarıda olsun, çünkü tepeden güzel şeyler gelecek.
Charlie's saying how good things come to those who wait.
Charlie, bekleyenlerin başına ne güzel şeyler geldiğinden bahsediyor.
I have heard very bad, bad, bad things Come look. about you Birmingham people.
Siz Birminghamlılar hakkında Gel bak. kötü, çok kötü şeyler duydum.
When I think of life on the reef, two things come to mind, abundance
Resifteki hayatı düşününce aklıma iki şey geliyor. Bolluk
Oh, my God… tonight, I know that first things come first and the most important thing of all is that men
Tanrım bu gece biliyorum ki öncelikli şeyler önce gelir. Ve en önemli şey de erkeklerin,
Aye, we say bad things come in threes, and did you hear? He was so young.
Gencecik adamdı. Kötü bir şey olunca üç tane birden olurmuş.
compare histories, things come out, cultural differences,
anılarımızı karşılaştıracağız her şey ortaya dökülecek kültürel farklılıklar,
They know that other things come first-- the business of doing the work comes first, the business of getting it done.
Başka şeylerin önce geldiğini biliyorlar-- işi yapma meselesi önce geliyor, işi bitirme meselesi.
drowned, swallowed, electrocuted, a lot of things come back to life.
bir keresinde Dünyanın içinde başıma gelmişti. Evet, bir sürü şeyin yeniden canlandığını gördüm.
What I believe sir… is that good things come to those who work their assess off.
Ben şuna inanıyorum, efendim. Sadece gecesini gündüzüne katıp çalışanların başına iyi şeyler gelir.
And if you ask me: Give me an example simple everyday beauty, of beauty, with which we can help others feel better two things come to my mind. and be happier.
Derseniz, aklıma iki şey geliyor. Bana, güzelliğe bir örnek ver, daha iyi hissetmeleri başkalarının ve mutlu olmaları için basit bir gündelik güzellik söyle.
And if you ask me: Give me an example of beauty, and be happier, simple everyday beauty, with which we can help others feel better two things come to my mind.
Derseniz, aklıma iki şey geliyor. Bana, güzelliğe bir örnek ver, daha iyi hissetmeleri başkalarının ve mutlu olmaları için basit bir gündelik güzellik söyle.
All things come alike to all: there is one event to the righteous,
Herkesin başına aynı şey geliyor. Doğrunun,
All things come alike to all. There is one event to the righteous
Herkesin başına aynı şey geliyor. Doğrunun,
Things come together.
Her şey bir araya gelecek.
Have those things come?
Şu şeyler geldi mi?
Two things come from one.
İki şey birinden gelir.
Things come in and out.
Bir şeyler gelir ve gider.
Results: 15173, Time: 0.0413

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish