A PASS in Turkish translation

[ə pɑːs]
[ə pɑːs]
pas
pass
rust
fold
bypass
rusty
the handoff
passe
bir geçit
a portal
passage
a gateway
a gate
rift
a doorway
stargate
a pass
a turnstile
bayılmış
fainting
love
to pass out
knocked out
to collapse
pasom
pass
pası
pass
rust
fold
bypass
rusty
the handoff
passe
bir pastı

Examples of using A pass in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yeah, I threw him a pass.
Evet, ona pas attım.
You gave the assassin a pass.
Bir suikastçıya geçiş verdiniz.
take a pass.
emin değilseniz, pas geçin.
Anyway, I hope that buys me a pass next time I'm up here on business.
Neyse umarım bir daha iş için gelişimde geçiş iznimi sağlar.
Once again a pass to Maradona.
Bir kez daha Maradonaya pas.
Look how he enters, gives a pass and.
Bakın nasıl giriyor, pas veriyor ve.
As for learning calculus, I think I will take a pass.
Matematik öğrenmeye geIince, sanırım pas geçeceğim.
As for learning calculus, I think I will take a pass.
Matematik öğrenmeye gelince, sanırım pas geçeceğim.
Serrano reaches the end line, sends back a pass.
Serrano son çizgiye indi pasını geriye çıkarıyor.
Whimpering I'm catching a pass from Dan Marino.
Dan Marinonun pasını yakalayacağım.
Because we need a pass.
Çünkü izin gerekiyor.
I got a pass now, remember?
Artık kartım var, hatırladınız mı?
I was makin' a pass over… to you or… one of your friends.
Üzerimden bir geçiş yapıyordum… Sana ya da… arkadaşlarından biri.
So edwin gets a pass?
Yani Edwin onay mı alıyor?
There should be a pass here… for Varakin.
Burada bir giriş olmalı… Varakin adına.
Either you gonna show me a pass, or you gonna show me somethin' else.
Ya bana iznini göstereceksin… ya da başka birşey.
Husband inconsolable, as would any man brought to such a pass.
Kocası her erkek gibi vefat nedeniyle teselli edilemez durumda.
Do we have a pass?
Bizim belgelerimiz var mı?
You might be the one who needs a pass.
Pasaporta asıl ihtiyacı olan sen olabilirsin.
Cos i intercepted a pass?
Ben bir pası kestiğim için?
Results: 156, Time: 0.0632

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish