CONSECRATED in Turkish translation

['kɒnsikreitid]
['kɒnsikreitid]
kutsal
holy
sacred
divine
heavenly
celestial
solemn
blessed
hallowed
adadım
to dedicate
to devote
commit
adanmış
to
A.
an a
and
is
b
get
by 2:30
à
c
takdis
bless
consecrate
sanctified
hallowed
give a blessing
kutsandı
blessed
kutsanmış silahları kullanırken kendini

Examples of using Consecrated in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Werewolves will never allow one of their kind… to remain in consecrated ground.
Kurtadamlar, asla kendi türlerinden birinin kutsal bir yerde kalmalarına müsade etmezler.
This isn't consecrated ground!
Burası kutsanmış bir arazi değil!
Four French Quarter witches, killed on consecrated ground, with a ceremonial blade.
Dört Fransız Bölgesi cadısı ayin bıçağıyla kutsal toprakta öldürüldü.
I couldn't forget that a priest is consecrated to God.
Bir rahibin Tanrı için kutsal olduğunu unutamazdım.
So then take these consecrated rings. Stand up.
Ayağa kalk. Kutsanmış yüzükleri alın.
Sorry, consecrated ground.
Pardon, kutsanmış zemin.
Killed on consecrated ground, Four French Quarter witches, with a ceremonial blade.
Dört Fransız Bölgesi cadısı ayin bıçağıyla kutsal toprakta öldürüldü.
And if I should die, I implore you to have me buried in consecrated ground.
Öldükten sonra, sizden beni kutsal bir yere gömmenizi istiyorum.
You are a martyr… consecrated to serving the soldiers of Peru.
Sen, kendini Peru askerlerinin hizmetine adamış bir şehitsin.
To be buried in consecrated earth.
Kutsanmış bir toprağa gömülmek.
We must petition the church to bury him in consecrated ground.
Onu kutsanmış topraklara gömmek için kiliseye dilekçe vermeliyiz.
Reconstructed St. Atanasie Church in Macedonia Consecrated.
Makedonyada Yeniden İnşa Edilen St. Atanasie Kilisesi Kutsandı.
Consecrated in the earth, replenishing its power.
Kutsanıp gücümüzü toprağa akıtırız.
Good. Let's prepare a house fit for a girl consecrated to God.
Tanrıya adanan kızın iyi bir ev hazırlayın. Pekala.
Prepare a decent house of a girl consecrated to God.
Tanrıya adanan kızın iyi bir ev hazırlayın.
When they were created. The Oracle and her tribe consecrated these talismanic objects.
Onları kutsamışlar. Kâhin ve onun kabilesi, zamanında bu tılsımlı objeler yaratılırken.
The Oracle and her tribe consecrated these talismanic objects when they were created.
Onları kutsamışlar. Kâhin ve onun kabilesi, zamanında bu tılsımlı objeler yaratılırken.
Consecrated iron rounds.
Dövülmüş demir şarjörler.
Sister Chiara consecrated herself to God in this chapel.
Rahibe Chiara kendisini tanrıya bu şapelde kutsamış.
When I consecrate a vampire, they stay consecrated.
Bir vampiri vakfettiğinizde vakfedilmiş kalırlar.
Results: 88, Time: 0.0589

Top dictionary queries

English - Turkish