INTERNMENT in Turkish translation

[in't3ːnmənt]
[in't3ːnmənt]
gözaltı
detention
custody
probation
internment
arrest
custodial
detainment
detained
post-charge
toplama
to raise
pick up
to get
together
to convene
to summon
collecting
gathering
rounding up
to harvest
enterne
internment
interned

Examples of using Internment in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We are protesting against internment of people.
Insanların gözaltına alınmasını protesto ediyoruz.
People don't like to be reminded about that internment camp.
İnsanlar bu gözetim kampının hatırlanmasını pek istemiyorlar.
And those internment camps, they were for their protection anyway.
Ayrıca bu gözetim kampları burda onların güvenliğini de sağlıyordu.
Dude, internment camps are never funny.
Kanka, tehcir kampları asla komik değildir.
There was no internment camp named Oak Creek in California.
Californiada Oak Creek adında bir toplama kampı yoktu.
Centres euphemistically called internment camps.
Merkezlere, yumuşak ifadeyle gözetim kampları dendi.
It's a former World War II internment camp for Japanese Americans.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon amerikalılar için bir gözaltı kampıydı.
Someone needs to send those interns to an internment camp.
Birileri o stajyerleri tehcir kamplarına göndermeli.
But when you put this formerly deceased veterans in internment camps aren't you questioning their patriotism, David?
Resmen ölmüş bu askerleri toplama kamplarına kapatarak onların vatanseverliklerini sorgulamış olmuyor musunuz, David?
Internment camps are built to accomodate the increasing number of orphans only 5 children survived the brutal conditions.
Enterne kampları evsizler için inşa edilmiştir. yetimlerin sayısının artmasıyla yalnız 5 çocuk bu acımasız hayatta kaldılar.
Both the Stalinist Soviet Union and Nazi Germany utilized internment camps led by agents of the state- the NKVD in the Soviet Union and the SS in Nazi Germany.
Hem Stalinci Sovyetler Birliği hem de Nazi Almanyası devlet ajanları tarafından yönetilen toplama kampları kullanmıştır: Sovyetler Birliğinde NKVD ve Nazi Almanyasında SS.
But I don't care about that too much No doubt Mr. Hitler will point out the stain on my record, the internment of Japanese-Americans, because they don't run Hollywood.
Enterne edilmesine dikkat çeker ama pek umurumda değil çünkü onlar Hollywoodu yönetmiyorlar. Bay Hitler kesin sabıkamdaki lekeye, Japon-Amerikalıların.
if that's true, My sources tell me that they have video footage of a Blood internment camp.
her şey açığa çıkacak. Kaynaklarıma göre Kan toplama kampının görüntüleri varmış.
is about Kesuke Miyagi, an immigrant who fought against his own people in World War II, while his wife lost a child in an internment camp.
Dünya Savaşında kendi milletine karşı savaşmış bir göçmen hem de karısı enterne kampında çocuğunu kaybetmişken.
In World War II, while his wife lost a child The Karate Kid is about Kesuke Miyagi, an immigrant who fought against his own people in an internment camp.
Dünya Savaşında kendi milletine karşı savaşmış bir göçmen… hem de karısı enterne kampında çocuğunu kaybetmişken.
The bombings, the internment.
Bombalamalar, gözaltılar.
Every internment goes through his office, and this new fella,
Her hapsetme gider Onun ofisi aracılığıyla,
We just wanted to explore the old Jap internment camp to see if it was really haunted.
Sadece eski japon gözetim kampını incelemek istemiştim. hakikaten perili mi diye.
They're kept on the inhibitor, An internment camp? but otherwise it's less like a prison and more like a.
Muhafaza ediliyorlar, tam olarak hapse benzerdi bir gözaltı kampı? Başka türlü, şimdi daha çok… Onlar inhibitörün içinde.
It included internment of leaders and activists, closure of radio stations
Buna, liderlerin ve eylemcilerin hapsedilmesi, radyo istasyonlarının kapatılması
Results: 55, Time: 0.0496

Top dictionary queries

English - Turkish