RENDERED in Turkish translation

['rendəd]
['rendəd]
karşılığında
back
in exchange
in
in return
reward
and
respond
response
fight
recompense
kıldı
to make
hale getirdi
hâle
state
then
behavior
karşılık
back
in exchange
in
in return
reward
and
respond
response
fight
recompense
sunabilirmişsin gibi

Examples of using Rendered in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He had a radical prostatectomy four years ago, which rendered him clinically impotent.
Dört yıl önce radikal prostatektomi olmuş ki bu da kendisini klinik olarak iktidarsız yapmış.
It rendered her witty, charming and quite likeable to most.
Bu durum o bayanı birçok insan için zeki, alımlı ve sempatik hale getirmişti.
The foolish Prime rendered only my material form dormant.
Aptal Prime sadece benim bedenimi etkisiz hale getirdi.
I just rendered the data.
Ben sadece veriyi işledim.
Those who disdain My worship will enter Hell[rendered] contemptible.
Kibre saparak bana ibadetten uzaklaşanlar, aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir.
Say,"Yes, and you will be[rendered] contemptible.
De ki:'' Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak dirileceksiniz.
To the new High Warlock of Brooklyn. Remitted as payment for services rendered.
Verdiği hizmetlere karşılık Brooklynin yeni Kadim Büyücüsüne verdim.
Payment for services rendered.
Verilen hizmetin ödemesini yapmak.
Rendered the fire better.- I think you could have.
Bence ateşi daha iyi işleyebilirdin.
A nervous breakdown rendered him completely impotent.
Geçirdiği bir sinir krizi, onu tamamiyle iktidarsız yapmıştı.
It's already rendered most of the crew unconscious.
Çoktan müretebatın pek çoğunu bilinçsiz duruma getirdi.
Innuendo, deleted. Intransigence, rendered as crime.
Kinaye silindi. Uzlaşmasızlık düşünce suçu olarak kabul ediliyor.
just a few drops rendered the entire meal practically inedible.
sadece birkaç damlası yüzünden koca yemeği yiyemedim resmen.
Police found diaries detailing the services rendered by each of the women and the fees collected for them. Getty Images.
Polis, kadınlardan her birinin sunduğu hizmetler ve karşılığında alınan ücretlerin anlatıldığı günlük kayıtlar buldu. Getty Images.
On behalf of the president of the United States I present this flag for the honorable service rendered by your husband, Major John Sullivan.
Birleşik Devletler başkanı adına bu bayrağı kocanız Binbaşı John Sullivanın… verdiği onurlu hizmeti karşılığında size sunuyorum.
the bacteria in his system and lack of penicillin in the post-war turmoil rendered a cure unattainable.
savaş sonrasındaki karmaşada penisilinin bulunamaması tedaviyi ulaşılmaz kıldı.
In the end, his inability to push away the awful facts of being in the world rendered his life meaningless.
Sonunda, dünyada var olmanın korkunç gerçeklerine set çekememesi hayatını manasız hale getirdi.
Playing the piano in cheap nightclubs and extracting pocket money from middle-aged ladies for services courageously rendered. He's still using those nimble fingers, though.
Yine de, o çevik parmakları hala kullanıyor,… ucuz gece kulüplerinde piyano çalıp… cesurca verilen hizmetler karşılığında… orta yaşlı bayanlardan cep harçlığı alıyor.
Goodness. as if you could make them a present of liberty… As long as I can remember, you have talked as a reward for services rendered. about giving the people their rights.
Sanki verecekleri hizmetlerin karşılığında… onlara bir özgürlük hediyesi sunabilirmişsin gibi! Tanrım! Hatırlayabildiğim kadarıyla, insanlara haklarını sağlamaktan bahsederken.
And extracting pocket money from middle-aged ladies for services courageously rendered. He's still using those nimble fingers, though, playing the piano in cheap nightclubs.
Yine de, o çevik parmakları hala kullanıyor,… ucuz gece kulüplerinde piyano çalıp… cesurca verilen hizmetler karşılığında… orta yaşlı bayanlardan cep harçlığı alıyor.
Results: 80, Time: 0.0732

Top dictionary queries

English - Turkish