WILL BE ACCEPTED in Turkish translation

[wil biː ək'septid]
[wil biː ək'septid]
kabul
accept
agree
take
admit
acceptance
admission
will
receive
acknowledge
granted

Examples of using Will be accepted in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
and no ransom will be accepted from it, and no intercession will benefit it,
kimseden fidye kabul edilmez ve ona şefaat
and no ransom will be accepted from it, and no intercession will benefit it, and they will not be helped.
hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.
And fear a Day when no soul will suffice for another soul at all, and no compensation will be accepted from it, nor will any intercession benefit it, nor will they be aided.
Ve hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı ve hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.
And fear a Day when no soul will suffice for another soul at all, and no compensation will be accepted from it, nor will any intercession benefit it, nor will they be aided.
Sakının o günden ki kimse, o gün kimsenin bir şeyini ödeyemez, kimseden bir karşılık kabul edilmez, kimsenin kimseye şefaati fayda vermez, onlara yardım da edilmez.
And fear a Day when no soul will suffice for another soul at all, and no compensation will be accepted from it, nor will any intercession benefit it, nor will they be aided.
Ve bir günden sakının ki, o günde hiç kimse başkası namına bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefaat fayda vermez. Onlar hiçbir yardım da görmezler.
And fear a Day when no soul will suffice for another soul at all, and no compensation will be accepted from it, nor will any intercession benefit it,
Ve öyle bir günden sakının ki, o gün kimse, kimsenin yerine bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez ve ona şefaat
And fear a Day when no soul will suffice for another soul at all, and no compensation will be accepted from it, nor will any intercession benefit it,
Öyle bir günden sakının ki, O gün hiçbir kimse bir başkasının yerine ödeme yapamaz, Hiçbir kimseden fidye kabul edilmez Ve kendisine şefaat fayda etmez.
Have fear of the day when every soul will be responsible for itself, no ransom will be accepted for it, no intercession will be of any benefit to it and no one will receive any help.
Ve hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı ve hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.
Have fear of the day when every soul will be responsible for itself, no ransom will be accepted for it, no intercession will be of any benefit to it and no one will receive any help.
Sakının o günden ki kimse, o gün kimsenin bir şeyini ödeyemez, kimseden bir karşılık kabul edilmez, kimsenin kimseye şefaati fayda vermez, onlara yardım da edilmez.
Have fear of the day when every soul will be responsible for itself, no ransom will be accepted for it, no intercession will be of any benefit to it
Ve bir günden sakının ki, o günde hiç kimse başkası namına bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefaat fayda vermez.
you will have proven yourself… and you will be accepted.
Kendini ispatlamis olacaksin, seni anlayacaklar ve kabul edecekler.
soul in any way, and no ransom will be accepted from it, and no intercession will benefit it, and they will not be helped.
kimseden bir karşılık kabul edilmez, kimsenin kimseye şefaati fayda vermez, onlara yardım da edilmez.
all indications are that the city will be accepting my bid.
evet… tüm göstergeler şehrin teklifimi kabul edeceği yönünde.
No personal checks will be accepted.
Hiçbir kişisel çek kabul edilmeyecektir.
Our Hayat will be accepted too.
Hayat da kabul edilir.
No further communication will be accepted.
Artık iletişim kabul edilmeyecektir.
I hope this summons will be accepted.
Umarım, bu celp kabul edilir.
To see if you will be accepted.
Kabul edilip edilmeyeceğini görmeye.
If you cry, you will be accepted.
Eğer ağlarsanız, kabul edileceksiniz.
You are confident they will be accepted?
Kabul edileceğine inanıyor musunuz?
Results: 2920, Time: 0.0372

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish