DEVIATE - Turkce'ya çeviri

['diːvieit]
['diːvieit]
DEVIATE
sapma
detours
to go
deviation from

Deviate Ingilizce kullanımına örnekler ve bunların Turkce çevirileri

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Crews detained and relocated. Gaharay vessels that deviate from flight vectors will be impounded.
Verilen bu uçuş vektörlerinden saptıklarında elkonur, müretebat göz alnına alınır ve başka bir yere götürülür.
do not let the hatred of a people deviate you from justice.
Bir topluluğa karşı duyduğunuz kin, sizi adaletten saptırmasın.
So you think that the whole Norwegian society should be like you-- And never deviate from your norm?
Yani diyorsun ki tüm Norveç halkı senin gibi olmalı ve senin düzeninden hiç sapmamalı?
Deviate even from the path of an assassin. His utter lack of humanity and wicked ambition.
İnsanlıktan nasibini zerre kadar alamamış olması ve sapkın tutkuları… neticesinde suikastçılığın yolundan bile sapıyor.
either wherefore follow not the passion, lest ye deviate.
daha yakındır( onları sizden çok kayırır). Öyle ise keyfinize uyarak doğruluktan sapmayın.
lusts desire that you should deviate(with) a great deviation.
Şehvetlerine uyanlarsa sizin büyük bir sapışla sapmanızı isterler.
traditional classes is important, yet several aspects deviate substantially from their ideal values.
için literatürde tarif edilmektedir, ancak çeşitli yönleri, ideal değerlerinden önemli ölçüde sapma.
Proud to call yourselves deviates.
Kendinize'' Deviate'' demekten gurur duyun.
BUT WHY DO YOU CARE ABOUT THE DEVIATE KING?
Ama neden Deviate kralıyla ilgileniyorsun?
From standard combat techniques. You have a habit of deviating.
Standart savaş tekniklerinden sapma alışkanlığın var.
HOW CAN YOU BE CERTAIN THE DEVIATES WERE TO BLAME?
Deviateların suçlu olduğundan nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?
AN ALLIANCE BETWEEN THE DEVIATE KING AND THE FUTURE RULER OF MONGO IS WISE.
Deviate Kralı ve Mongonun gelecek yöneticisinin… yapacağı bir ittifak çok akıllıca olacaktır.
Knowing the deviates would take the blame.
Deviateların suçlanacağını bilen biri.
Perhaps i could be more useful to you As prefect to the deviates.
Belki sana, Deviateların Baş Vekili olarak… daha faydalı olabilirim.
Until they know Who the real deviates are father.
Gerçek Deviateların kim olduğunu öğrenene kadar,… babacığım.
The thing i don't get about nascent city is, If deviates aren't allowed.
Nascent Şehri anlamadığım şey… eğer Deviateların girişi yasaksa.
The Earth's rotation deviated and the gravity became faulty.
Dünya yörüngesinden sapmış ve yerçekimi işlemez olmuş.
Deviated is the medical term.
Ayrılmış'' tıbbi bir terim.
WHY DO YOU HATE DEVIATES SO MUCH, FATHER?
Deviatelardan neden bu kadar nefret ediyorsun, baba?
Because trusting deviates.
Çünkü Deviatelara güvenmek.
Sonuçlar: 42, Zaman: 0.1313

En çok sorulan sözlük sorguları

Ingilizce - Turkce