ARE LINKED in Turkish translation

[ɑːr liŋkt]
[ɑːr liŋkt]
bağlantılı
connection
contact
link
connectivity
junction
communication
linkage
uplink
nexus
coupling
ilişkilendirilen
relationship
affair
connection
intercourse
relate
relations
get involved
association
have
link
ilişkili
relationship
affair
connection
intercourse
relate
relations
get involved
association
have
link
birbiriyle ilgisi olduğuna

Examples of using Are linked in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I don't know. These times are linked somehow.
Bilmiyorum. Bu zamanlar bir şekilde bağlantılı.
These times are linked somehow. I don't know.
Bilmiyorum. Bu zamanlar bir şekilde bağlantılı.
These times are linked somehow. I don't know.
Bu zamanlar bir şekilde bağlantılı. Bilmiyorum.
I don't know. These times are linked somehow.
Bu zamanlar bir şekilde bağlantılı. Bilmiyorum.
Johnson, these wounds are linked.
Johnson, bu yaralar bağlantılı.
All these bags are linked with that security chain, except for that one.
Bu çantalar güvenlik zinciriyle birbirine bağlanmış, biri hariç.
Someone at the provincial archives may know if the pit and Samhain are linked.
Eğer çukurla Samhain bağlantılıysa eyalet arşivindeki arkadaşım bunu bilebilir.
Except for that one. All these bags are linked with that security chain.
Bu çantalar güvenlik zinciriyle birbirine bağlanmış, biri hariç.
If the cases are linked, we solve one, we solve the other.
Davalar ilişkiliyse, birini çözersek, diğerini de çözmüş oluruz.
Nothing and everything are linked.
Hiçbir şey ve her şey bağlantılıdır.
I believe these men attacked your wife and they're linked to the same shop.
Bu adamlar karınıza saldıranlar. Onlar da aynı tamirhaneyle ilişkililer.
No companies are linked to anything sensitive.
Hiç bir şirketin hassas bağlantıları yok.
Those numbers-- They're linked to real things.
Bu sayılar… Gerçek şeylerle ilişkililer.
Turns out our dead scientist cases are linked.
Ölü bilim adamları davalarımız bağlantılıymış.
There're only six billion people on earth, so… these crimes are linked.
Dünya nüfusu sadece 6 milyar olduğuna göre… -Bu suçlar birbiriyle bağlantılı.
Rukia and I are linked, I will find her for sure!
Onunla… Rukiayla ben… birbirimize bağlıyız! Nerede olduğunu mutlaka bulacağım!
I'm not sure believe they are linked.
Onların bağlantılı olduğuna emin değilim.
I'm not saying I believe all of these cases are linked.
Tüm bu vakaların bağlantılı olduğunu düşündüğümü söylemiyorum.
Our fates are linked.
Hadi oradan! Kaderlerimiz bağlantılı.
Dozens of published research papers show that yes, vaccines and autism are linked.
Aşılar ve otizmin birbiriyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. evet, yayınlanmış düzinelerce makale.
Results: 126, Time: 0.0429

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish