PARADIGM in Turkish translation

['pærədaim]
['pærədaim]
paradigma
paradigm
modelini
pattern
specimen
örneklemimizi
sample
yaklaşımını
approach
approximation
attitude
paradigması
paradigm
paradigmayı
paradigm
paradigmamız
paradigm
bir örnek
example
sample
specimen
model
pattern
precedent
swab
a similitude

Examples of using Paradigm in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So Don says,"Let's shift the paradigm.
Don der ki'', yaklaşımımızı biraz değiştirelim.
From now on, I'm fully committed to the traditional relationship paradigm.
Bundan sonra kendimi tamamen geleneksel ilişki paradigmasına adadım.
But that is a reflection of what this economic paradigm calls for.
Ama bu, mevcut ekonomik modelin talep ettiği şeyin sonucudur.
But this system is actually only half of the global economic paradigm.
Ama bu sistem küresel ekonomi paradigmasının aslında sadece yarısıdır.
If you get pursued into bad traffic, your operating paradigm has to shift.
Eğer kaçarken trafiğe yakalanırsanız… faaliyet modelinizi değiştirmeniz gerekir.
Yeah, you know, to discuss the transitional parenting paradigm of Abigail.
Evet, Abigailin geçişken ebeveyn paradigmasını konuşmak için.
We really need to change this whole paradigm with kids and food.
Çocuklar ve gıdayla ilgili tüm bu örneklemi gerçekten değiştirmemiz gerekiyor.
It's kind of a Field of Dreams paradigm.
Bir tür Düşler Tarlası yaklaşımı.
I'm fully committed to the traditional relationship paradigm.
Bundan sonra kendimi tamamen… geleneksel ilişki paradigmasına adadım.
And that, of course, is the genius of the CIA's psychological paradigm.
Bu elbette CIAin dahi psikolojik modeliydi.
I have highlighted our asset management and jump-started our business paradigm.
Ben yönetimsel değerimizi vurguladım ve iş modelimizde hızlı bir başlangıç yaptık.
You have got this beautiful paradigm.
Çok güzel bir paradigma geliştirmişsin.
The paradigm, I think.
Paradigm verecektim galiba.
A paradigm shift.
Bir paradigma vardiyası.
Paradigm Industries is owned by Gary Vanderlicht.
Paradigm Sanayinin sahibi Gary Vanderlicht.
Paradigm Industries?
Paradigm Sanayi?
Whole different paradigm-- transistors came out of the woodwork.
Bambaşka bir paradigma yer buldu kendine. transistörler tahtadan olmamaya başladı.
We have to understand that this a paradigm shift.
Bunun köklü bir değişim olduğunu anlamalıyız.
We have to understand that this is a paradigm shift.
Bunun köklü bir değişim olduğunu anlamalıyız.
Boss, Paradigm offices are at York and Adelaide.
Şef, Paradigm bürosu, York ve Adelaide bölgesinde.
Results: 131, Time: 0.0669

Top dictionary queries

English - Turkish