PARTISANS in Turkish translation

[ˌpɑːti'zænz]

Examples of using Partisans in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The occupiers were harsh, very harsh, especially in those areas where the partisans were active.
İşgalciler katıydı, çok katı… özellikle gerillaların faal olduğu yerlerde.
Partisans have been operating In this village against the greater German Reich.
Bu köyde partizanlar, büyük Alman İmparatorluğu aleyhine çalışıyor.
Here there are Communists, Partisans, Trotskyists, Maoists and Anarchists.
Burada tüm Komünistler, Gerillalar, Troçkiciler, Maocular ve Anarşistler var.
I will run away and join the partisans. You're going to a military school.
Partizanlara katılırım. Ivan, askeri bir okula gideceksin.
You do know I organize thousands of flights with provisions for partisans in France, Yugoslavia and Greece.
Fransa, Yugoslavya ve Yunanistanda partizan savaşçılar için binlerce uçuş düzenliyorum.
They did it to get people out of the villages- and to kill off the partisans.
Bunu, milleti köylerinden uzaklaştırıp gerillaları öldürmek için yapıyorlardı.
If anyone were to suspected, it would be the partisans.
Eğer birinden şüpheleneceklerse bu partizanlar olurdu.
So he was off to join the partisans.
Bak şuna, partizanlara katılmak istiyor!
They are no partisans!
Onlar partizan değil!
But working for Bolshevik partisans for two years now.
Ama iki senedir Bolşevik gerillaları için çalışıyor.
Tirana was liberated by the partisans on 17 November 1944 after a 20-day battle.
Tiran 20 günlük savaştan sonra 17 Kasım 1944 tarihinde partizanlar tarafından kurtarıldı.
We will be the first attacking the partisans on their own territory.
Kendi bölgelerinde, partizanlara ilk saldıran bizler olacağız.
For partisans in France, Yugoslavia and Greece. You do know I organize thousands of flights with provisions.
Fransa, Yugoslavya ve Yunanistanda partizan savaşçılar için binlerce uçuş düzenliyorum.
And to kill off the partisans. They did it to get people out of the villages.
Bunu, milleti köylerinden uzaklaştırıp… gerillaları öldürmek için yapıyorlardı.
Old partisans used to hole up here back in the day.
Bir zamanlar eski partizanlar burada saklanırmış.
Aren't you afraid of partisans?
Buarada partizan yok?
Aleks Faitelson managed to join the partisans. The others were captured.
Aleks Faitelson partizanlara katılmayı başardı. Diğerleri yakalandı.
We're trapped…>< The partisans are surrounding us.
Tuzağa düştük. Partizanlar çevremizi kuşattı.
There are no partisans here!
Burada partizan yok!
I will run away and join the partisans. You're going to a military school.
Askeri bir okula gideceksin. Partizanlara katılırım.
Results: 256, Time: 0.0373

Top dictionary queries

English - Turkish