CHAIRED in Turkish translation

[tʃeəd]
[tʃeəd]
başkanlığındaki
president
mayor
chairman
presidential
chancellor
director
chief
presidency
POTUS
CEO
başkanlık
president
mayor
chairman
presidential
chancellor
director
chief
presidency
POTUS
CEO
başkanlığında
president
mayor
chairman
presidential
chancellor
director
chief
presidency
POTUS
CEO

Examples of using Chaired in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Chaired the Inspection Probe for reviewing the authority of the Military Censor- report yet to be published.
Askeri Sayımcıların otoritesini gözden geçirmek için henüz yayımlanmayan raporlar üzerine çalışan Teftiş Probe Başkanlığına başkanlık etti.
The Defence Committee, chaired by Defence Minister Yannos Papantoniou,
Savunma Bakanı Yannos Papantoniou başkanlığındaki Savunma Komitesi,
The starting point, Terzic said, would be the so-called 9+1 map proposed by the Police Restructuring Commission, chaired by former Belgian Prime Minister Wifried Martens,
Terziç, başlangıç noktasının eski Belçika Başbakanı Wifried Martens başkanlığındaki Polis Yeniden Yapılandırma Komisyonu tarafından sunulan
Chaired the Public Commission dealing with the Pension Funds Agreement- later resigned due to other pending tasks; was thanked by
Emekli Sandığı Anlaşması ile ilgilenen Kamu Komisyonuna başkanlık etti; daha sonra bekleyen başka görevler yüzünden istifa etti;
It wasn't until January, 1992… in a meeting chaired by Castro in Havana, Cuba… that I learned 162 nuclear warheads… including 90 tactical warheads… were on the island at
Ocak 1992de Küba Havanada… Castro başkanlığındaki bir toplantıya dek… 90 taktik savaş başlığı dahil… 162 nükleer savaş başlığının… o dönemde,
Chaired the Public Commission to evaluate the tuition fees of university students- the commission recommended that tuition fees be gradually reduced by fifty percent, recommendations which the
Üniversite öğrencilerinin öğretim ücretlerini değerlendirmek için Kamu Komisyonuna başkanlık etti; komisyon, öğrenim ücretlerinin kademeli olarak yüzde elli oranında azaltılmasını önerdi;
The EU confirms that the future of the Western Balkans lies in the EU," said a statement adopted at the end of a two-day informal meeting in Salzburg, chaired by Austrian Foreign Minister Ursula Plassnik.
Avusturya Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik başkanlığında Salzburgda düzenlenen iki günlük gayrı resmi toplantı sonunda kabul edilen bildiride,'' AB, Batı Balkanların geleceğinin ABde olduğunu onaylamaktadır,'' ifadesine yer verildi.
second for the team, which is chaired by Serbian Prime Minister Vojislav Kostunica.
Sırbistan Başbakanı Vojislav Kostunica başkanlığındaki ekibin ikinci oturumu oldu.
While the consortium tendered a bid offer of 3.49 USD cents/Kilowatt-Hour, it then lowered its bid to 3.48 USD cents/Kilowatt-hour upon request of the tender commission, chaired by the Deputy Undersecretary, Alparslan Bayraktar.
Konsorsiyum ihalede 3.49 dolar sent/kilovatsaatlik teklif verirken, Müsteşar Yardımcısı Alparslan Bayraktarın başkanlığındaki ihale komisyonunun talebiyle teklifini 3.48e çekti.
Glenn T. Seaborg, who chaired the Atomic Energy Commission, wrote"there will be nuclear powered earth-to-moon shuttles,
Atom Enerjisi Başkanı Glenn T. Seaborg'' nükleer güç dünyadan aya yapılan seferler,
Harland Bartholomew, who chaired the National Capital Planning Commission, thought that a rail transit system would never be self-sufficient because of low density land uses and general transit ridership decline.
Nin planlamasını yapan'' National Capital Planning Commission''( Ulusal Başkent Planlama Komisyonu) başkanı Harland Bartholomew düşük yoğunluklu yerleşim alanları ve genel olarak yolcu sayısının azalması nedeniyle raylı taşıma sisteminin yeterli gelmeyeceğini düşünmekteydi.
1992 in a meeting chaired by Castro in Havana, Cuba that I learned 162 nuclear warheads including 90
Kübada… Castronun başkanlık ettiği bir toplantıya kadar krizin o kritik anında adaya yerleştirilen 90ı taktik,
Jumblatt chaired the Afro-Asian People's Conference in 1960 and founded the same year, the National Struggle Front(NSF)(جبهة النضال الوطني), a movement which gathered a large number of nationalist deputies.
Canbolat 1960 yılında Afrika-Asya Halkları konferansına başkanlık etti ve aynı yıl içinde birçok ulusalcı milletvekilinin içinde yer aldığı Ulusal Mücadele Cephesini kurdu.
he has engaged in frequent criticism of the government, chaired more cabinet meetings than his predecessors,
öncüllerinden daha fazla kabine toplantısına başkanlık etmiş, yolsuzluk suçlamalarında bulunmuş
standardization by the IETF DKIM Working Group, chaired by Barry Leiba and Stephen Farrell,
daha sonra Barry Leiba ve Stephen Farrell başkanlığındaki IETF DKIM Çalışma Grubu,
They bust up some chairs and windows.
Birkaç koltuk ve cam kırıyor.
There any, chairs on this planet?
Bu gezegende koltuk falan var mı?
They're chairs, Booth. They're just a bunch of chairs..
Sadece birkaç koltuk işte. Koltuklar, Booth.
I think it's so sexy when you go right to the chair. Oh, Hank.
Hemen koltuğa gitmen bence çok seksi. Ah, Hank.
Do you want me to deliver this chair to your friend's place or not?
Bu koltuğu arkadaşınızın evine teslim etmemi istiyor musunuz?
Results: 45, Time: 0.0642

Top dictionary queries

English - Turkish