HAVE DECLARED in Turkish translation

[hæv di'kleəd]
[hæv di'kleəd]
açıkladı
to explain
to announce
to reveal
to clarify
to disclose
an explanation
to declare
to unveil

Examples of using Have declared in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And we have declared war on tyranny and aggression.
Ve biz zorbalığa ve saldırganlığa savaş açtık.
Your leaders have declared war.
Sizin liderleriniz savaş açtı.
Tens of witnesses have declared.
On tane şahit ifadelerinde.
We have declared ourselves stateless persons.
Biz kendimizi vatansız insanlar olarak ilan ettik.
I spoke to the solicitors… and they have declared him dead.
Avukatlar ile konuştum ve onu, ölü olarak ilan ettiler.
They have declared war on the race and on you.
Bu yarışa ve sana savaş açtılar.
We have declared war on time.
Zamana karşı savaş açtık biz.
The Graves have declared war on the Ivy's. Really?
Gerçekten mi? Graves ailesi Sarmaşıklara savaş açtı.
Since you why aramiyorsunuz element have declared?
Madem eleman aramıyorsunuz niye ilan var?
As all of you all were spiraling into a self-created K-hole of crazy, the judges, by unanimous vote, have declared the Warblers victorious.
Hepiniz ketamin tribine girmiş gibi olaydan koptuğunuz için hakem heyeti oybirliğiyle Warblerları galip ilan etti.
Football personalities such as Francesco Totti have declared that they consider Messi to be one of the current best footballers in the world.
Francesco Totti gibi futbol yıldızları da Messiyi dünyanın en iyi futbolcusu olarak gördüğünü açıkladı.
And have declared the Black Sea a demilitarised zone.- Breaking news, they have acquired from both of their landing sites the Russian armed forces are now revealing the information.
Rusya silahlı kuvvetleri kendi iki iniş sahalarından… aldıkları bilgileri şu an açıklıyor,… ve Karadenizi silahsızlandırılmış bölge ilan etti.
Our country, North Korea, have declared the end of the war with North Korea.
Kuzey Kore ile olan savaşın sona erdiğini ilan etti.
The President may have declared war, He's right. but right now we don't have a military to fight it.
Başkan savaş ilan etmiş olabilir… ama şu an askeri anlamda savaşamayız. Haklı.
Serbian authorities have declared a state of emergency in ten regions as the Danube and its three tributaries, the Sava, the Tisa and the Tamis rivers, reached dangerous levels.
Tuna ve üç kolu, Sava, Tisa ve Tamis çaylarının tehlikeli seviyelere ulaşmasıyla Sırp makamları on bölgede olağanüstü hal ilan ettiler.
Following a repeat tender and a challenge by rival bidders, Croatia's telecommunications authorities have declared a Swedish-Croatian consortium the winner of a contract to build Croatia's third mobile phone network.
Tekrarlanan ihale ve teklifçi firmalarla yaşanan rekabet sonrasında, Hırvat haberleşme makamları ülkenin üçüncü cep telefonu şebekesini kurma ihalesinin galibi olarak İsveç-Hırvat konsorsiyumunu ilan ettiler.
If that ship crosses the line, they will have declared war against the United States.
O gemi eğer çizgiyi geçerse,… Amerika Birleşik Devletlerine savaş ilan etmiş olacaklar.
It is with great sadness I inform you that America and China have declared war, and a massive nuclear attack is expected to reach our shores within the hour.
Büyük bir üzüntüyle size Amerika ve Çinin savaş ilan ettiğini ve büyük bir nükleer saldırının saatler içinde kıyılarımıza ulaşacağının beklendiğini bildiriyorum.
Greece and Ireland have declared bankruptcy, and Spain is going under.
İrlanda battıklarını açıkladılar. İspanya da iflasın eşiğinde.
The Adriatic Group countries have declared that a joint unit will take part in a peacekeeping mission in Afghanistan, and the army chiefs of staff of the three countries are already preparing joint manoeuvres.
Adriyatik Grubu ülkeleri, Afganistandaki barışı koruma misyonunda ortak bir birimin de yer alacağını açıkladılar; üç ülkenin genelkurmayları ortak tatbikatlar hazırlıyor.
Results: 79, Time: 0.0403

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish