HYPOCRISY in Turkish translation

[hi'pɒkrəsi]
[hi'pɒkrəsi]
ikiyüzlü
hypocrite
hypocritical
two-faced
duplicitous
hypocrisy
double-crossing
mealy
insincere
double-dealer
ikiyüzlülük
hypocrite
hypocritical
two-faced
duplicitous
hypocrisy
double-crossing
mealy
insincere
double-dealer
riyakarlık
hypocrite
hypocritical
iki yüzlülük
two hundred
0
two faces
münafıklık
hypocritical
hypocrite
may punish the hypocrite
ikiyüzlülüğü
hypocrite
hypocritical
two-faced
duplicitous
hypocrisy
double-crossing
mealy
insincere
double-dealer
i̇kiyüzlülük
hypocrite
hypocritical
two-faced
duplicitous
hypocrisy
double-crossing
mealy
insincere
double-dealer
iki yüzlülüğü
two hundred
0
two faces
riyakârlık
hypocrite
hypocritical
i̇ki yüzlülük
two hundred
0
two faces
riyakârlığın
hypocrite
hypocritical

Examples of using Hypocrisy in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Inside my own mind at the time. There was a lot of hypocrisy spinning around.
O zamanlar zihnimin etrafında dönen… birçok riyakarlık vardı.
The hypocrisy returns to suffocate us.
İki yüzlülük dönüp bizi boğuyor.
Hypocrisy is my abhorrence.
İkiyüzlülük benim nefret ettiğim şeydir.
You could conclude that the Age of Reason was so much hypocrisy.
Aydınlanma Çağının çok ikiyüzlü olduğu sonucuna varabilirsiniz.
You wanted something better… by refusing to submit to hypocrisy.
Sen iki yüzlülüğü, boyun eğmeyi reddederek… daha iyi bir şeyler kurmak istedin.
Hypocrisy reveals that under the mask there is another mask.
Başka bir maske olduğunu ortaya çıkarır. Riyakârlık, maskenin altında.
Treachery, hypocrisy. Promise of love.
Aşk üzerine yeminler. İhanet, riyakarlık.
Hypocrisy, they talk about human rights on a yacht under the midday sun.
İki yüzlülük, öğlen güneşi altındaki bir yatta insan hakları hakkında konuşurlar.
Hypocrisy, thy name is, Boone?
İkiyüzlülük, senin adın,… Boone?
He's out of his fuckin' mind. it's a pity we have such hypocrisy.
Böyle ikiyüzlü olunması çok yazık. Aklını kaçırmış.
That she's been hiding? How much do you know about her hypocrisy and past?
Sen onun ikiyüzlülüğü ve gizlediği geçmişi hakkında neler biliyorsun ki?
This is total hypocrisy.
Riyakârlığın daniskası bu.
Typical French hypocrisy.
Tipik Fransız iki yüzlülüğü.
The smugness, self-congratulation and hypocrisy.
Kendini beğenmişlik, kibirlilik ve riyakârlık.
Hypocrisy, thy name is you.
İkiyüzlülük, senin adın bu.
You think it's hypocrisy.
İki yüzlülük olduğunu düşünüyorsun.
Hypocrisy comes at a huge cost.
Riyakârlığın bedeli büyüktür.
And your very existence is a threat to him, to his whole hypocrisy.
Ve senin varlığın onun için büyük bir tehdit, tüm bu iki yüzlülüğü için.
All we need is for someone to point out the hypocrisy.
Sadece, birinin bu ikiyüzlülüğü göstermesi gerekiyor.
He's out of his fuckin' mind. it's a pity we have such hypocrisy.
Aklını kaçırmış. Böyle ikiyüzlü olunması çok yazık.
Results: 230, Time: 0.0648

Top dictionary queries

English - Turkish