RIVALRIES in Turkish translation

['raivəlriz]
['raivəlriz]
rekabet
competition
competitive
compete
rivalry
competitiveness
challenge
feud
vying
çekişmeleri
düşmanlıkları
enemy
hostile
foe
rakip
rival
opponent
competitor
competition
challenger
adversary
competing
of contender
oppo
rekabeti
competition
competitive
compete
rivalry
competitiveness
challenge
feud
vying
rekabetlerini
competition
competitive
compete
rivalry
competitiveness
challenge
feud
vying
rekabetler
competition
competitive
compete
rivalry
competitiveness
challenge
feud
vying

Examples of using Rivalries in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There's no time for agency rivalries.
Kuruluşlar arasındaki rekabet için vakit yok.
Because of inflated egos and agency rivalries. I have seen towers come down.
Kibirler ve büro rekabeti… yüzünden çöken kuleler gördüm.
But sometimes rivalries become more serious.
Ancak bazen rekâbet çok ciddi bir hale dönüşür.
That are strong, but… I'm sure there must be other rivalries in world football I don't think there's anything like this one, El Clásico, is.
Dünya futbolunda güçlü rekabet içinde olan ancak bunun gibisinin olduğunu sanmıyorum. başka takımlar da vardır.
Old rivalries… for the sake of the greater good. The world came together… pooling its resources and throwing aside.
Dünya bir araya geldi… kaynaklarını birleştirdi… çoğunluğun iyiliği için… eski düşmanlıkları bir kenara itti.
You would think they would be able to put aside any petty rivalries to save the world. Serious stuff.
Dünyayı kurtarmak için küçük çekişmeleri bir kenara bırakabilirler. İş ciddi.
They had to appease rivalries, prevent quarrels,
Rakiplerini doyurmak, kavgaları engellemek,
And all sorts of hatreds and rivalries were born in Afghan rural society,
Afgan kırsal toplumunda her çeşit nefret ve düşmanlık doğmuştu. Köyleri köylerle,
promote co-operation among Maghreb countries, and end long rivalries.
uzun yıllardır süren çekişmelere son vereceğini yazıyor.
Continued fixation on divisive issues of the past-- particularly ethnic rivalries-- would only repel potential investors and slow regional progress towards EU integration, Tadic warned.
Tadiç, geçmişin bölücü sorunlarına -özellikle etnik düşmanlıklar- takılıp kalmanın sadece potansiyel yatırımcıları itip AB üyeliği yolundaki bölgesel ilerlemeyi yavaşlatacağı konusunda uyardı.
Farewell to absurd choices, the dreams of the dark abyss, to rivalries that prolonged patience.
Sabrý sürdüren muhalefete elveda. Absürt seçimlere elveda, karanlýk boþluklarýn hayaline elveda.
I say, let old grudges and rivalries melt away with the winter snow,
Eski kinlerin ve anlaşmazlıkların kış karı ile erimesini
this moment to officially, formally, and in all other ways, move beyond rivalries, anger, everything that doesn't clearly and demonstrably help Mase Cap win.
diğer yollarla rekabet, öfke ve… Mase Capin kazanmasına net bir şekilde yardım etmeyen… her şeyin ötesine geçmek için kullanacağız.
move beyond rivalries, anger, everything that doesn't clearly and demonstrably help Mase Cap win. We are going to use this moment to officially, formally.
diğer yollarla rekabet, öfke ve… Mase Capin kazanmasına net bir şekilde yardım etmeyen… her şeyin ötesine geçmek için kullanacağız.
The man-made factors included political rivalries between members of the German confederation,
İnsanî etkenler; Alman Konfederasyonunun Avusturyalı ve Prusyalı üyeleri arasındaki siyasî çekişmeler ve tüccarlar ile toprak sahipleri
an objective for the entire Balkan region, too often plagued by historical, political and even religious rivalries.
hatta dini çatışmaların sıkça yaşandığı Balkanlar açısından oldukça mühim bir hedef teşkil ediyor.
Rivalries can get ugly, Jedikiah.
Rekabet çirkinleşebilir Jedikiah.
There's been some infighting, rivalries.
Bazı rekabet durumları varmış.
There will be competitions and rivalries and.
Yarışmalar, rekabetler ve.
You don't want rivalries flaring up again.
Rekabet yeniden patlak versin istemiyorum.
Results: 949, Time: 0.1463

Top dictionary queries

English - Turkish