SECOND-CLASS in Turkish translation

['sekənd-klɑːs]
['sekənd-klɑːs]
ikinci sınıf
second-class
second-rate
second grade
sophomore
inferior
second year
are second class
a second-year
second-tier
b-grade
i̇kinci sınıf
second-class
second-rate
second grade
sophomore
inferior
second year
are second class
a second-year
second-tier
b-grade

Examples of using Second-class in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
These circumstances have also caused the Alevis to feel like second-class citizens even after the founding of the democratic republic of Turkey.
Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti kurulmasından sonra bile Alevilerin kendilerini ikinci sınıf vatandaş olarak görmelerine neden olmuştur.
you second-class foreigner.
seni ikinci sınıf ecnebi.
Because Mount Baldy can bag a boar. like a second-class citizen around here I'm saying, I'm sick of being treated.
Kel Tepe, sırf yabandomuzu yakalayabiliyor diye… burada ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmekten… bıkmaya başladım.
Like a second-class citizen around here because Mount Baldy can bag a boar. I'm saying, I'm sick of being treated.
Kel Tepe, sırf yabandomuzu yakalayabiliyor diye… burada ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmekten… bıkmaya başladım.
Like a second-class citizen around here I'm saying, I'm sick of being treated because Mount Baldy can bag a boar.
Kel Tepe, sırf yabandomuzu yakalayabiliyor diye… burada ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmekten… bıkmaya başladım.
you should thank me for my benefaction. When you all become second-class immortals.
benimle Shinin önünde diz çöktüğünüzde Hepiniz ikinci sınıf ölümsüz olduğunuzda.
The only change is that baseball has turned Paige from a second-class citizen to a second-class immortal. He also said.
Ayrıca şöyle demiştir… Tek değişim ikinci sınıf bir vatandaştan… Paigee dönen beysbolun ikinci sınıf ölümsüze dönmesi.
There's a big mob up there. Sir, they need you up at the second-class purser's office.
Efendim, yukarıda 2. sınıf muhasebe ofisinde size ihtiyaçları varmış.
Deep down under all that bullshit you're still thinking like a second-class citizen, aren't you?
Aslında sen hala bir ikinci sınıf vatandaş gibi düşünüyorsun, değil mi?
And you're gonna spend the next three months going blind on paperwork… because a signalman second-class bought and smoked a dime bag of oregano.
Sen de bundan sonraki üç ayını evraklar yüzünden kör olarak geçirirsin bir ikinci sınıf muhabereci on dolarlık kekik getirip içmiş diye.
Because Mount Baldy can bag a boar. like a second-class citizen around here I'm saying, I'm sick of being treated.
Bıkmaya başlıyorum. yakalayabiliyor diye buralarda… Bütün söylediğim, Kel Tepe bir yabandomuzu 2. sınıf vatandaş muamelesi görmekten.
I was on the borderline between a first- and second-class degree… and I had to be interviewed to determine which I should get.
Ve hangisine gireceğimin seçilmesi için mülakata girmem gerekiyordu. Birinci sınıf derecesi ile ikinci sınıf derecesi arasında barajda kalmıştım.
Because a signalman second-class bought and smoked a dime bag of oregano. And you're gonna spend the next three months going blind on paperwork.
Sen de bundan sonraki üç ayını evraklar yüzünden kör olarak geçirirsin… bir ikinci sınıf muhabereci on dolarlık kekik getirip içmiş diye.
But what kind of world would we have, what options for happiness… would we have in a society run by telepaths… where ordinary humans are considered second-class citizens… and privacy is something you don't even risk dreaming about?
Ama telepatların yönettiği, normal insanların ikinci sınıf vatandaş kabul edildiği ve özel hayatı düşünmenin bile risk olduğu bir dünya nasıl bir yer olurdu, böyle bir yerde nasıl mutlu olabilirdik?
This concept of second-class citizenship has been reflected in society because when the people see that Armenians aren't regarded as equal citizens they create an image of Armenians as foreigners so they feel they have the right to discriminate against them.
Bu ikinci sınıf vatandaşlığın etkileri topluma da yansıyor, çünkü insanlar Ermenilerin eşit vatandaşlar olarak değerlendirilmediğini görünce, Ermenilerin yabancı olduğu ve dolayısıyla onlara karşı ayrımcılık yapma hakkına sahip oldukları fikrine kapılıyor.
Despite second-class citizenship, Jews played prominent roles in Muslim courts, and experienced a"Golden Age"
İkinci sınıf vatandaş konumunda olmalarına rağmen, Yahudiler Müslüman saraylarında önemli roller oynamışlar,
And then it occurred to me, perhaps if they could look into the eyes of the people that they were casting into second-class citizenship it might make it harder for them to do.
Ve sonra aklıma şu geldi: Belki ikinci sınıf vatandaşlığa attıkları insanların gözlerine bakabilseler bu onları, yaptıklarını daha zor yapar hale getirebilirdi, onları düşündürebilirdi.
Croatia's failure to address housing rights stripped in the war sends a message that Serbs are second-class citizens," said Cartner."Finding a solution would signal
Hırvatistanın savaş sırasında geri alınmış iskan hakları konusuna eğilmemesi, Sırpların ikinci sınıf vatandaşlar olduklarına dair açık bir mesaj göndermektedir.''
it becomes clear As feminists around the world where women are still treated as second-class citizens. how much work needs to be done.
gereken daha çok iş olduğu açıkça görülür. kadınların hâlâ ikinci sınıf vatandaş olarak görüldüğü uzak yerlerde.
That second-class shit?
Şu ikinci sınıf saçmalığı mı?
Results: 228, Time: 0.0351

Top dictionary queries

English - Turkish