SIDEKICK in Turkish translation

yardımcı
help
helpful
helper
assistant
deputy
auxiliary
vice
associate
sidekick
of assistance
sidekick
yardımcısı
help
helpful
helper
assistant
deputy
auxiliary
vice
associate
sidekick
of assistance
yancı
side
next
sideways
lateral
collateral
adjacent
adverse
flank
adjoining
arkadaşı
friend
buddy
pal
fellow
company
mate
fella
companion
sağ kolu
right arm
right hand
the right elbow
sidekick
ortağı
partner
common
joint
mutual
associate
mate
collective
pardner
communal
corporate
yardımcın
help
helpful
helper
assistant
deputy
auxiliary
vice
associate
sidekick
of assistance
yardımcım
help
helpful
helper
assistant
deputy
auxiliary
vice
associate
sidekick
of assistance
yancılık
side
next
sideways
lateral
collateral
adjacent
adverse
flank
adjoining
arkadaş
friend
buddy
pal
fellow
company
mate
fella
companion
yancısını
side
next
sideways
lateral
collateral
adjacent
adverse
flank
adjoining
sağ kolun
right arm
right hand
the right elbow
sidekick

Examples of using Sidekick in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It seems like you have got one sidekick too many, so.
Anlaşılan bir yardımcı fazlan var, o yüzden.
Sidekick? I will get right on that?
Bu konuda doğru olacağım. Sidekick?
Be your sidekick.
Senin yardımcın olmak.
You're not my sidekick.
Yardımcım değilsin sen benim.
And action! No longer a sidekick.
Artık yancılık yok. Ve kayıt!
Can you free us from these odious burrs? Loyal Sidekick.
Sadık Yardımcı, bizi bu iğrenç çapaklardan kurtarır mısın?
On hold to be your sidekick.
Beklemeye senin olmak sidekick.
You have lost sidekick privileges.
Arkadaş ayrıcalığını kaybettin.
Your sidekick laughs at my son
Yardımcın oğluma gülüyor sen
No longer a sidekick No, that's not me.
Artık yancılık yok Hayır, ben o değilim.
My tone-deaf sidekick Justin here will be collecting your information.
Müzik kulağı olmayan yardımcım Justin şahsi bilgilerinizi toplayacak.
That Sidekick, he duped us.
O yardımcı bizi kandırdı.
Martin. Sidekick to the rescue.
Martin. Kurtarmak için sidekick.
No longer the sidekick.
Artık yancılık yok.
Find Jimbo and his bearded sidekick. Take Crane.
Jimboyla sakallı yancısını bulun. Şapkalı, Cranei de al.
I'm not your sidekick. that was our deal.
Ben senin yardımcın değil, işletmecinim. Öyle anlaşmıştık.
My new sidekick will save me.
Yeni yardımcım beni kurtaracaktır.
What? You have lost sidekick privileges?
Arkadaş ayrıcalığını kaybettin.- Ne?
He's become the lowest form of life: a sidekick.
En düşük seviyedeki hayat formu oldu çıktı: yardımcı.
I'm not even your sidekick.
Ben senin sağ kolun değilim.
Results: 356, Time: 0.074

Top dictionary queries

English - Turkish