TAKING CONTROL in Turkish translation

['teikiŋ kən'trəʊl]
['teikiŋ kən'trəʊl]
kontrolünü ele almaktan
kontrol altına almak
kontrolü alıyorum
kontrol altına alan
kontrolleri alıyorum
ele
to eliminate
sift
to sieving
it took

Examples of using Taking control in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Taking control.
Kontrolü ele alıyoruz.
Taking control.
Kontrolü ele geçirme.
Five, I can't stop him from taking control!
Beş, kontrolü ele geçirmesini engelleyemiyorum!
Taking control.
Kontrolu aliyorum.
Five, I can't stop him from taking control.
Beş, kontrolü ele geçirmesine engel olamıyorum.
growing up and taking control.
büyüyor ve kontrolünü ele.
Code for basically hacking into someone's network and taking control of their printer.
Temelde birinin agina sizip yazicinin kontrolunu almaya yariyordu.
Danni! Dynamo, taking control of the game This is a great run by Goldov.
Goldovdan çok iyi bir koşu. Dynamo maçın kontrolünü ele almaya başladı.
Ooh, taking control!- Stop it!
Kes şunu! Ooh, dizginleri ele alan!
We're talking about taking control of time, not bringing two people back from the past.
Biz ise zamanın kontrolünü ele almaktan bahsediyoruz. İki insanı geçmişten geri getirmeyi değil.
It's something we all search for… whether it's knowing we're desired… taking control of our fears… or finding the strength to do the right thing.
Hepimizin aradığı bir şeydir. Bazen bu arzulandığımızı bilmektir, korkularımızı kontrol altına almak, ya da doğru şeyi yapacak kuvveti bulmaktır.
My point is if we're serious about taking control of our lives we have to become proactive in finding a life partner.
Düşündüğüm şey eğer hayatlarımızı kontrol altına alma konusunda ciddiysek hayat partneri bulma konusunda ciddi anlamda birşeyler yapmalıyız.
My point is, if we really are serious about taking control of our lives, we have to become proactive in finding a life partner.
Düşündüğüm şey… eğer hayatlarımızı kontrol altına alma konusunda ciddiysek… hayat partneri bulma konusunda ciddi anlamda birşeyler yapmalıyız.
In December 2012, Djotodia was a key leader in the Séléka rebel coalition when it succeeded in rapidly taking control of a large portion of the country.
Aralık 2012de, Djotodia, hızla ülkenin büyük bir kısmını kontrol altına almada başarılı olan Séléka asi koalisyonunun önemli bir lideri oldu.
After successfully taking control of the Spirit of Fire, an elemental spirit that embodies the essence of one of the five elements of nature, he attempted to become Shaman King again.
Doğadaki beş elementin özlerinden birini teşkil eden bir element ruhu olan Ateş Ruhunu kontrol altına aldıktan sonra, Hao yeniden Shaman King olmaya teşebbüs etmiştir.
Androvax taking control of my body was one of the worst experiences of my life,
Anrovaxın vücut kontrolümü ele geçirmesi hayatımdaki en kötü deneyimlerden biriydi,
Taking control of one's body to turn the objectifying male gaze back on itself.
Kişinin vücudunun kontrolünü ele alıp ilgi odağı olduğu erkek bakışlarında, bunu bir mesaja çevirmek anlamına geliyor.
He usually loses 20% of his staff in the first two days after taking control of a new office.
Yeni ofisinin kontrolünü aldığı ilk birkaç gün içerisinde genelde çalışanların% 20sini kaybetti.
The hunger's taking control and the longer you wait, the more the hunger grows,
Açlık kontrolü ele alıyor ve sen bekledikçe açlık daha
Monitoring the evacuation of the Harkonnens… and our taking control. He is the Emperor's Judge of the Change.
Harkonnenlerin tahliyesini izliyor… ve kontrolü almamızı. İmparatorluğun Değişimin Hâkimi.
Results: 64, Time: 0.0459

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish