IMPARTIALITY - Turkce'ya çeviri

[ˌimˌpɑːʃi'æliti]
[ˌimˌpɑːʃi'æliti]
tarafsızlık
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties
tarafsızlığı
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties
tarafsız
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties
tarafsızlığını
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties

Impartiality Ingilizce kullanımına örnekler ve bunların Turkce çevirileri

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
five years in prison, his brother-- who heads Kosovo's 3rd largest political party-- questioned their fairness and impartiality.
sene hapis cezasına çarptırdi. Sanığın Kosovanın üçüncü büyük siyasi partisinin başındaki erkek kardeşi hakimlerin adilliğini ve tarafsızlıklarını sorgulamaya başladı.
Most of us are aware that Starbuck is like a son to him, and some might question his impartiality.
Pek çoğumuz, Starbuckın onun için bir oğuldan farksız olduğunu biliyoruz ve bazılarımız tarafsızlığından şüphe edebilir.
There's anything else we could be doing? Re impartiality, I could speak to my Chief Super if you think.
Tarafsızlık konusunda, yapabileceğimiz başka bir şey olduğunu düşünüyorsanız Baş Amir ile konuşabilirim.
Impartiality would require someone who hasn't already formed an opinion… about Teal'c's guilt or innocence.
Tarafsızlık için, Tealcin suçu ya da masumiyeti hakkında… fikir sahibi olmayan biri gereklidir.
CAS was appealed to the Federal Supreme Court of Switzerland, challenging CAS impartiality.
İsviçre Federal Yüksek Mahkemesinde CASın yargılamada tarafsız olmadığı iddiasıyla temyiz edildi.
Barroso also told Jeleva that she must fully respect the principles of neutrality, impartiality and non-discrimination in her job, which"involves both the effective and swift delivery of aid and the promotion of respect for international humanitarian law.
Barroso ayrıca Jelevaya,'' hem yardımın etkili ve çabuk bir şekilde ulaştırılması hem de uluslararası insani yardım hukukuna saygının yayılmasını içeren'' görevinde tarafsızlık, yansızlık ve ayrımcılık yapmama ilkelerine tam olarak uyması gerektiğini de söyledi.
long been criticised by the EU. In a 2009 Progress Report, the European Commission expressed continuing concern over its independence, impartiality and efficiency.
2009 yılı İlerleme Raporunda, Avrupa Komisyonu yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve verimliliğiyle ilgili devam eden kaygılarını dile getirdi.
was chosen for his perceived impartiality as a member of the judiciary, was selected to
yargının bir üyesi olarak tarafsız seçilerek, yapılan genel grev
holding his parliamentary post, has not sought refuge under the immunity that his status as an MP provided, and has wanted to preserve his belief in the independence and impartiality of the judiciary.
milletvekilliğinin tanıdığı dokunulmazlık zırhına sığınmamış, yargının bağımsız ve tarafsızlığına olan inancını korumak istemiştir'' denildi.
In the assignment letter signed by CHP Secretary General Kamil Okyay Sindir and Vice Chairman Bulent Tezcan,"The independency and impartiality of the judiciary, that they not receive orders from anywhere other than from the law, is an indispensable prerequisite for justice.
CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır ve Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan imzasının yer aldığı görevlendirme yazısında,'' Yargının bağımsız ve tarafsız olması, hukuk dışında hiçbir yerden emir almaması adaletin vazgeçilmez koşuludur.
I will just send the tape of his oath in the TBMM. He swore on impartiality. He will account for it. EKN/TK.
Sadece TBMMde yaptığı yeminin kasetini göndereceğim. Tarafsızlık üzerine yemin etti. Hesabını o verecek.'' EKN.
Objectivity, Impartiality, Balance…”Peace Journalism,
Objektiflik, Tarafsızlık, Dengelilik…”,“ Barış gazeteciliği,
liberty of law and principle of impartiality have been set aside.
bugün yargının bağımsızlık, tarafsızlık ilkeleri bir kenara koyuldu.
account for it. If you don't preserve your impartiality, I will remind you of honor
Oturacaksın bunun hesabını vereceksin. Tarafsızlığını korumazsan her gün,
Presented honestly and candidly… and with impartiality and objectivity.
Dürüstlükle, samimiyetle, ve tarafsızca hazırlanmış.
strictness and impartiality in judging disputes.
otoritesi ve tarafsızlığı ile Galya, Cermanya, Afrika ve İspanya eyaletlerinde çok ünlendi.
I will truly serve my country with fairness, integrity and impartiality.
Adalet, dürüstlük ve tarafsızlık ilkeleri doğrultusunda ülkeme hizmet edeceğim.
So the FBI will take his statement to insure impartiality.
FBI tarafsızlık için ifadesini almaya hazır.
Gentlemen, these are government orders. The impartiality of justice.
Beyler, bunlar devlet emirleri. Adaletin tarafsızlığı.
Impartiality is always partial, John.
Tarafsızlık her zaman taraflıdır, John.
Sonuçlar: 76, Zaman: 0.0574

En çok sorulan sözlük sorguları

Ingilizce - Turkce